23. Hukuk Dairesi 2014/10590 E. , 2015/6029 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 33. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2012/254-2012/294
Taraflar arasındaki asıl ve karşı alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne karşı davanın ise kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 08.05.2006 tarihli Endüstriyel Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi gereği, müvekkilinin davalıya güvenlik hizmeti sunduğunu, müvekkilince hazırlanan risk analiz raporu ile tavsiye edilen önlemler davalı tarafından yerine getirilmediğinden müvekkilince 31.01.2007 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, alacaklarının ödenmesi için davalı aleyhine girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, ancak itirazın iptali davası açmadıklarını ileri sürerek, toplam 22.275,98 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı şirkette yaşanan hırsızlık olayının davalının tavsiye edilen önlemleri almamasından kaynaklandığını belirterek de karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, davacının alacağının bulunduğu hususunun doğru olduğunu, ancak davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerine aykırı davranıp ağır hizmet kusuru bulunduğunu, müvekkilinin işyerinde 15.01.2007 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı sonucu müvekkilinin zarara uğradığını, davacı aleyhine girişilen icra takibinin davacının itirazı üzerine durduğunu belirterek davanın reddini savunmuş ve karşı davası ile müvekkilinin uğradığı 23.000.00 TL zararın faiziyle birlikte davacı - karşı davalıdan tahsilini, tarafların karşılıklı alacaklarının bulunması nedeniyle takas - mahsup taleplerinin kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra dilekçesini açıklayarak, taleplerinin davacı/karşı davalının itirazının iptali ve 3.000.00 TL alacaklarının tahsiline yönelik olduğunu belirtmiş, en son verdiği dilekçesinde ise taleplerinin sadece itirazın iptaline yönelik olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; davacının toplam 22.275.98 TL alacaklı olduğu, davalının hırsızlık olayında % 50 kusurlu bulunduğu, bu nedenle hesaplanan zararın yarısı olan 8.124,00 TL"den sorumlu olduğu ve bu miktarın takas ve mahsubunun gerektiği gerekçesiyle, davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile 14.151.98 TL alacağın faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın takas ve mahsup nedeniyle reddine karar verilmiş; taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.07.2012 gün ve 2011/2220 esas, 2012/12121 karar sayılı ilamı ile karar bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davanın kabulü ile 22.275,98 TL"nın avans faizi ile davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, karşı davanın kısmen kabulü ile Şişli 6. İcra Müdürlüğü"nün 2007/3949 esas sayılı dosyasındaki takibin 8.124,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.