2. Ceza Dairesi 2019/13227 E. , 2020/1305 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK"nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanığın adli sicil kaydında TCK’nın 191/1 maddesinde yazılı “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçuna ilişkin bir adet mahkumiyet hükmünün bulunduğu, bu suçun ise hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK"nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve suç tarihi itibariyle de adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK"nın 58/6 maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasından TCK"nın 58. maddesine ilişkin kısmın çıkarılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. 04.03.2015 tarihli tutanak içeriğine göre, ... Caddesi üzerinde, elinde sürükleyerek jeneratör götürmeye çalışan bir şahıs olduğu ihbarı üzerine olay yerine giden polis ekiplerinin, etrafta yaptıkları araştırma neticesinde, ... nolu sokakta, kaldırım üzerinde suça konu jeneratörü buldukları ve taksi ile jeneratörü almaya gelen sanığı yakaladıkları olayda, kesintisiz takibin bulunmadığı ve hırsızlık eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini,
2. Sanığın yakalandığı sırada, jeneratörü çaldığı yeri söyleyerek henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK"nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanık hakkında kurulun hükümde 5237 sayılı TCK"nın 142/2-h, 143. 35 maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun"un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 3 yıl 1 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
4. Sanığın adli sicil kaydında TCK’nın 191/1 maddesinde yazılı “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçuna ilişkin bir adet mahkumiyet hükmünün bulunduğu, bu suçun ise hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK"nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK"nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.