
Esas No: 2015/4217
Karar No: 2015/8049
Karar Tarihi: 01.06.2015
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/4217 Esas 2015/8049 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İHBAR OLUNAN : ...
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 04/04/2013 tarihli hüküm, Dairemizin 27/11/2013 tarihli kararı ile, yapılan inceleme ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmaması nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalı banka personelinin kendisi adına kredi çekip kullandığını, davalı bankanın ise icra takibi yaparak haksız şekilde bu kredi alacağını tahsil ettiğini ileri sürerek fazladan ödediği bu tutarın istirdatını istemiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinde davacı adına 15/01/2008 tarihinde yeni bir kredi sözleşmesi imzalanıp 9.000,00 TL limitle kredi açıldığı, bu krediden davacının 28/03/2007 tarihinde kullandığı 4.500,00 TL"lik kredi hesabındaki bakiye 3.252,00 TL asıl alacak ve ferilerine mahsup yapıldığı ve bu ilk hesabın kapatıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ikinci kredi sözleşmesinde imzası bulunmasa dahi açılan yeni kredi hesabından kendi borcu kapatıldığı için kapatılan bu tutar nedeniyle sorumludur.
Öte yandan 15/01/2008 tarihinde açılan hesaptan banka personeli dava dışı Burcu Biçer hesabına 5.300,00 TL"lik havale yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının anılan havale talimatında imzasının bulunduğu, ancak bu imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde incelemenin yapılmadığı, bu durumda bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece; havale talimat belgesi aslı üzerinde imza incelemesi yaptırılarak imzanın davacıya ait çıkması halinde davacının ikinci krediyi de kullandığının kabulü, aksi halde ikinci kredinin 5.300,00 TL"lik bölümünden sorumlu tutulmaması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.