Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1709
Karar No: 2018/2366
Karar Tarihi: 20.03.2018

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/1709 Esas 2018/2366 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2016/1709 E.  ,  2018/2366 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    Dava, Kurumca tahakkuk ettirilen primler ve fer’ileri nedeniyle davacıya gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davacı ... Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından, ... Mağazacılık San. ve Tic A.Ş.’nin 2010 yılının 9, 10 ve 11. aylarına ilişkin ödenmeyen prim ve fer’ilerinden dolayı gönderilen 2015/12175 nolu ödeme emrinin iptali talep edilmiştir. Dava dışı ... ve San. A.Ş.’nin davalı Kuruma olan prim borçları nedeniyle kurum tarafından takip yapıldığı anlaşılan davacının, prim borçlusu ... Şirkette olan hissesini borç konusu dönemden önce dava dışı ...’a devrettiğinden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek eldeki davayı açtığı anlaşılmakta olup; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 88’inci maddesidir.
    Mahkemece, davacı limited şirketin 01.08.2009 tarihinde %6 hisse ile dava dışı anonim şirkete ortak olduğu, 05.07.2010 tarihinde hisse devir sözleşleşmesi ile hissesini dava dışı ... ’a devrettiği, prim borcunun hisse devrinden sonraki tarihe ilişkin olduğundan davacı limited şirketin sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    506 sayılı Yasa, öngörülen istisnaları dışında 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 106’ıncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, anılan Kanunun 108. maddesi hükmü gereği 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve bu tarihten sonra tahakkuk eden prim borçları hakkında 5510 sayılı Kanunun 88/20’inci maddesi ile “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir.
    Yukarıdaki düzenlemeden anlaşılacağı üzere, 01.07.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları bakımından, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekirken; sonradan yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi burada bir ayrıma giderek, özellikle ... Şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca ve açıkça belirtmiştir.
    Yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgulara göre; 14.12.2009 günlü kararda borçlu anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan ve 12.11.2010 günlü kararda da yönetim kurulu üyeliğinde yer almayan davacı limited şirketin, 5510 sayılı Yasa’nın 88. maddesi gereğince davacı limited şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin takibe konu 2010 yılı 9 ve 10. aya ilişkin Kurum alacaklarından sorumluluğu mevcut iken, 11. aya ilişkin kurum alacağından ise sorumluluğu bulunmamaktadır.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi