10. Hukuk Dairesi 2018/1721 E. , 2018/7588 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, maluliyet oranının başlangıç tarihinin ve maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, Kuruma ilk olarak 27.10.2010 tarihinde müracatla malüllük aylığı bağlnması için tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurumun, davacının 1562 gün prim gün sayısı bulunduğundan işlemleri başlatmadığı, talebini reddettiği, davacı bu kez 29.09.2011 tarihinde yeniden malülük aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, bu talebinin ise ilk işe giriş tarihi itibariyle malüliyetini gerektirir hastalığı ile çalışmaya başladığı gerekçesi ile talebinin reddedilmesi üzerine, davacının malüliyetinin % 80 olduğu ve malüliyetinin başlangıç tarihinin tespiti ile aylık bağlanması talebi ile açtığı davada, mahkemece ... Genel Kurulunun raporuna göre ilk işe başladığı tarihin 09.03.2006 olmasına göre malüliyet başlangıç tarihinin 23.07.2010 tarihin olduğu ve çalışma gücü kaybının % 60 olduğuna ilişkin raporuna göre kabul kararı verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa"nın 25 ve 26. maddesidir. Anılan madde; 4/a ve 4/b’li sigortalılar için “...çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybettiği...” Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 26’ncı maddesinde ise; “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a)25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b)En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c)Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü getirilerek, “malullük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan da 5510 sayılı Yasanın 25’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “….Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60"ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özrü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.” Hükmü ile aylık bağlama engeli öngörülmüştür.
Maluliyet aylığı bağlanabilmesi için ilk defa sigortalı olarak çalıştığı tarihten önce malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızasının bulunmaması, kanunda sayılan hizmet sürelerinin doldurulmuş olması (En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması)ve işten ayrılmış olmak şartlarının yerine getirilmesi gerekir.
Eldeki davada da, davacının çalışma gücünün en az % 60 olduğu ve başlangıç tarhinin ise 23.07.2010 tarihi olduğu belirgindir. Ancak mahkemece davacının hizmet süresi bakımından bir irdeleme yapılmamış ve kapsamında aylık koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ortaya konulmamıştır.
Buna göre, mahkemece yapılacak iş; en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması koşullarının varlığının oluşup oluşmadığı üzerinde durmak ve davacının başkasının bakımına sürekli muhtaç olup olmadığı hususunda alınacak ... Genel Kurulu rapor sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.