
Esas No: 2010/3242
Karar No: 2010/6325
Karar Tarihi: 23.12.2010
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2010/3242 Esas 2010/6325 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılamasında açılmamış sayılmasına dair Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.09.2009 gün ve 186/336 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak 322 ada 28 parselin tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, davalı Hazine yargılama oturumlarında temsil olunmamış, mahkemece, HUMK. nun 409/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, davalı Hazine vekille temsil olunduğundan karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 575,00.YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, avukatlık ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesinde; görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağı ve davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği açıklanmıştır. Mahkemece, HUMK.nun 409. maddesi hükmü uyarınca; davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğine, davalı taraf yargılama oturumlarında avukat marifetiyle temsil olunduğuna göre, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1.maddesi hükmü uyarınca; davalı Hazine yararına avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken anılan madde hükmü gözden kaçırılarak yazılı şekilde vekâlet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün HUMK. nun 428.maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 23.12.2010 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı ... tarafından, Hazineye izafeten Yüksekova Mal Müdürlüğü aleyhine açılan tapu kaydının iptali ile tescil davasında 5.3.2009 tarihinde mahkemeye unulan dava dilekçesi 7.5.2009 tarihinde davalı Hazine vekili Avukat ... Ev’e tebliğ edilmiş, adı geçen avukat veya Hazineyi temsilen bir başka avukat yargılama oturumuna katılmadıkları gibi, karar tarihine kadar verilmiş cevap dilekçesi de bulunmamaktadır. Davada haklı çıkan tarafın yargılamanın hangi aşamasında olursa olsun kendisini avukatla temsil ettirmesi ve avukatın yargılama ile ilgili herhangi bir işlem yapmış olması, yararına vekalet ücretinin takdirini gerektirir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 164. maddesinde aynen “Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder….” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; dava tarihinden yaklaşık 3 yıl önce mahkemeye sunulan Mal Müdürlüğü’nün yazısında, Avukat ... Ev’in Hazine avukatı olduğu bildirilmiştir. Adı geçinin Hazine avukatı olduğunda uyuşmazlık bulunmamakta ise de az yukarıda yapılan açıklamalara ve kanun hükmüne uygun olarak avukatlık ücretini hak edecek hiçbir hukuki yardımı olmamıştır. Sadece Hazine avukatlarının adlarının dava tarihinden önce liste halinde mahkemelere bildirilmiş olması ve bu kişilere dava dilekçesinin tebliğ edilmesi Hazine lehine avukatlık ücretinin takdirini gerektirmez.
Tüm bu açıklamalar nedeniyle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme hükmünün Hazine yararına avukatlık ücretinin takdir edilmemesi gerektiği noktasından bozulması gerekirken fazla avukatlık ücretinin takdir edildiği gerekçesiyle bozulmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 23.12.2010