Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3742
Karar No: 2021/2017
Karar Tarihi: 04.03.2021

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2020/3742 Esas 2021/2017 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, 1968 yılında tarla vasfıyla tespit edilen bir taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi istemiyle açılan davanın hak düşürücü süre dolması nedeniyle reddine karar vermiştir. Ancak, 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesi ve 5841 sayılı yasanın 2. maddesiyle özel mülkiyete konu olamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında açılacak davalarda 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen “İddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresini iptal ettiği ve artık kamu malı iddiasıyla açılan davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmayacağı ifade edilmiştir.
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2020/3742 E.  ,  2021/2017 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ




    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında 2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 142 ada 2 parsel sayılı 31105.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1968 yılında tarla vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi, çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Orman İdaresince 3402 sayılı Kanun"un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli parselin kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra, 3402 sayılı Yasa"nın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü süre dolmuşsa da, 5841 sayılı Yasa"nın 2. maddesiyle 3402 sayılı Yasa"nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “İddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresi Anayasa Mahkemesi"nin 12.05.2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, gerekçeli karar 23.07.2011 tarihli ve 28003 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Gerek 766 sayılı Yasa"nın 31/2. maddesi ve gerekse 3402 sayılı Yasa"nın 12/3. maddesinde, özel mülkiyete konu olamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında açılacak davaların 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı konusunda açık bir hüküm bulunmamakta ve bu maddeler özel şahıslar ile Hazine arasında bir ayrım da içermemekteyse de, “Kamu Malı” savıyla açılacak davalarda 3402 sayılı Yasa"nın 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı konusundaki Yargıtay kararları yerleşik içtihat halini almıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce 3402 sayılı Kanun"un 12/3 maddesi “Bu tutanaklarda belirtilen, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklindeydi. Anayasa Mahkemesi 12.05.2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararıyla 3402 sayılı Kanun"un 12/3 maddesinin bu şekilde uygulanması halinde kıyı ya da orman niteliğinde bulunan alanların kadastro işlemleri sırasında özel mülk olarak tespit edilmesi ve kadastro işlemlerinin kesinleşmesinden itibaren on yıldan daha fazla bir süre geçmiş ise bu alanlara ilişkin olarak kamu idaresi tarafından tapu iptali davası açılması olanağını ortadan kaldıracağı ve bunun sonucu olarak da kıyı ya da orman alanına dahil olan bir taşınmaz üzerinde özel mülkiyetin mümkün hale geleceğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi belirtilen bu gerekçe ile 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “İddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresini iptal etmiştir. Dolayısıyla artık kamu malı iddiasıyla açılan davalarda 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmayacaktır. Açıklanan hususlar gözetilerek, Mahkemece yargılamaya devam edilip, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri sorulup, toplanarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama, inceleme ve araştırma sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre tüm delileler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi