10. Hukuk Dairesi 2015/13780 E. , 2018/7419 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava, icranın devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu davada; 06.06.2000 tarihinde kesinleşen, kurum alacağının tahsiline yönelik ilama istinaden davacı Kurum tarafından borçlu ... hakkında ... 1.İcra Müdürlüğü"nün 2000/3108 sayılı dosyasından 07.08.2000 tarihinde icra takibi başlatıldığı, 18.04.2001 tarihinde borçlunun taşınmazına haciz konulduğu, dosya takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığından Kurumun yenileme talebine istinaden 24.01.2010 tarihinde dosyanın yenilenerek 2010/1638 sayılı esasa kaydedildiği, borçlu ..."ın vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına icra emrinin tebliğ edildiği, 28.03.2011 tarihinde mirasçıların banka kayıtlarına ve tapu kayıtlarına haciz şerhi konulması için müzekkere yazıldığı, bu işlemin üzerine başka işlem yapılmadığından dolayı bir yıl sonra dosyanın yeniden işlemden kaldırıldığı ve Kurumun yenileme talebi üzerine dosyanın yenilenerek 2012/6376 sayılı esasa kaydının yapıldığı ve mirasçılara yenilime ile ilgili tebligat yapıldığı, mirasçılar tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/449 sayılı esasında alacağın zamanaşımına uğradığının tespiti,takibin iptali talebi ile dava açtıkları ve mahkemenin 11.04.2013 tarihli kararı ile ilamlı takibe konu alacak öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına kesin olarak karar verildiği, davacı Kurum tarafından icranın geri bsırakılması kararının kaldırılarak icranın devamına karar verilmesi talebi ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/182 sayılı esasında işbu davanın açıldığı ve mahkemenin 25.12.2013 tarihli kararı ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
TBK 146. Maddesine göre kununda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı kanunun 154. Maddesinde zamanaşımını kesen nedaenler arasında dava açılması (takip başlatılması) sayılmış olup,156. Madddede " Zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar.Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman 10 yıldır." 157.meddede ise "Bir dava veya defi yolu ile kesilmiş olan zamanaşımı dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden ve hakimin her kararından sonra yeniden başlar. Zamanaşımı icra takibi ile kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. " düzenlemeleri yer almaktadır.
2004 sayılı İcra-İflas Kanunu"nun 39/1. maddesinde ""İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar."" hükmü düzenlenmiştir. Zamanaşımının kesilmesi için alacaklının, icra dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması gerekir.
Somut olayda, 07.08.2000 tarihinde takip başlatıldıktan sonra, 18.04.2001 tarihinde borçlunun taşınmazına, 28.03.2011 tarihinde borçlunun mirasçılarının banka hesaplarına ve tapu kayıtlarına haciz konulması yönünde müzekkere yazıldığı, bu şekilde takibin devamını sağlayan işlemler yapıldığı görülmektedir. Takibin devamına yönelik 28.03 2011 tarihli haciz müzekkeresi ile zamanaşımı kesildiğinden, on yıllık zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır. Bu nedenle zamanaşımı süresi dolmamış olup, mahkemece, esasa girilip yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 03.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.