13. Hukuk Dairesi 2016/24524 E. , 2019/1118 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı firmadan 07/03/2015 tarihinde toplam 10.900,00 TL tutarında mobilya siparişi verdiğini, sipariş verdikten 3 gün sonra davalı firmaya giderek vermiş olduğu siparişten cayma hakkını kullanmak istediğini bildirdiğini ancak davalı firmanın kabul etmemesi üzerine 13/03/2015 tarihinde ihtar çektiğini belirterek 7.900,00 TL"nin 17/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının 13/03/2015 tarihli ihtarnamesinde davalı firmaya sipariş verilen ve üretimine başlamış olan ürünlerin iptalini talep ettiğini, davacının siparişleri 09/03/2015 tarihinde Kelebek Mobilya fabrikasına sipariş edildiğini, Kelebek Mobilyanın bayilerle yapmış olduğu anlaşmaya göre en fazla 24 saat içinde siparişlerin iptal edilebildiğini, davacı tarafından gönderilen cayma iradesi davalı firmaya ulaştığında davacının kişisel tercihine göre kumaşların kesildiğini ve mobilyanın üretimine başlandığını, alıcının istekleri ve onun ihtiyaçları doğrultusunda özel hazırlanan malların cayma hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, özel sipariş ürünlerin üretimine başlanmasından sonra cayma hakkının kullanılmasının 6502 Sayılı Kanun"un ve Türk Borçlar Kanunu"nun buna ilişkin düzenleme getiren hükümlerin ruhuna uygun olmadığı, davacının bu ürünler hakkında cayma hakkını kullanamayacağı, sadece hazır ürünlere ilişkin taksitli satıştan cayma hususunun hüküm ifade edeceği sonucuna varıldığından, kredi kartından tahsil edilen ve cayılması mümkün bulunmayan bedel dışında kalan 260,00 TL"nin davacıya iadesi gerektiği, her ne kadar davalı tarafında, 260,00 TL"nin iptal edildiği cevap dilekçesinde belirtilmiş ise de buna ilişkin belge sunulmadığından ödeme yapılmaması nedeniyle hazır ürünlere ait 3.000,00 TL hakkında hüküm kurulmadan toplam 3.260,00 TL"lik hazır ürünlerin davalıya iadesi yönünde davanın kısmen kabulüne ilişkin karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Satış sözleşmesi tarihinde yürülükte bulunan 6502 sayılı Yasanın 18. maddesinde " Tüketici, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin taksitle satış sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Satıcı cayma süresi içinde malı tüketiciye teslim etmişse tüketici, malı ancak olağan bir gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanabilir; aksi takdirde tüketici cayma hakkını kullanamaz. Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile hizmetin ifasına başlanan hizmet sözleşmelerinde de tüketici cayma hakkını kullanamaz. Tüketicinin satıcıyı bulduğu finansal kiralama işlemlerinde cayma hakkı kullanılamaz." denilmektedir.
Yukarıdaki açıklamaya göre, taraflar arasındaki 07/03/2015 tarihli satış sözleşmesinde, özel üretime ilişkin bir ibare bulunmadığından ve özel üretim olsa dahi 6502 sayılı Yasada özel üretim siparişlerinden cayma hakkının kullanılamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı halde bilirkişi raporu esas alınarak yanlış değerlendirme ve yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
2-Kabule göre; gerekçeli kararın (3) nolu bendi gereği "Davacıda bulunan iadeye konu hazır ürünler olan konsul, masa, tv alt ünitesi,2 adet raf, orta sehpa ve kitaplığın davalıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde hüküm kurulmuş ise de söz konusu eşyalar davacıya teslim edilmemiş olup, halen davalı yanın uhdesinde bulunduğundan ve bu husus sonuca etkili olmadığından yazılı şekilde karar verilmesi eleştiri sebebi olup, bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.