15. Ceza Dairesi 2017/5647 E. , 2019/8316 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK.nın 158/1-d, e, f, son, 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, polis memuru olan katılanın 19.01.1999 tarihinde kaybettiği nüfus cüzdanı bilgilerini içeren, ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan kimlik fotokopisi ile 28.11.2006 tarihinde İzmir Basmane Vergi Dairesi’nden mükellefiyet kaydı oluşturduğu, katılana 09.04.2011 tarihinde İzmir Basmane Vergi Dairesi’nden 2006-2009 yıllarını kapsayan usulsüzlük cezası geldiğinde, yaptığı araştırmada usulsüzlük cezasına konu işyerinin Basmane Vergi Dairesi’nin 1080184186 vergi numarasında kayıtlı seyyar hurda ticareti işi yapılan işyerinin olduğu, işyerinde seyyar hurda ticaretinin yapıldığını tespit ettiği, bu şekilde sanığın, üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu katılana ait kimlik fotokopisi ile işyeri açarak İzmir Basmane Vergi Dairesi’nin zararına nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; her ne kadar sanık savunmalarında; üzerine atılı suçu işlemediğini belirtmişse de; katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, 27.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda; Basmane Vergi Dairesine ait belgelerdeki katılan ... adına atılı imzaların sanığın eli ürünü olduğu yönünde görüş ve kanaatin bildirilmesi, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın katılan ...’ın 17.206 TL borcu bulunduğuna dair 22.07.2013 tarihli cevabi yazısı ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK"nın 158/1-e maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekmekte olup, sanığın, nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle katılan adına işyeri açıp, vergi borcunun tahakkuk etmesini sağlamak suretiyle gerçekleşen eyleminin, yalnızca 5237 sayılı TCK"nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 158/1-d fıkrası yanında aynı maddenin “e” fıkrası uyarınca da hüküm kurularak fazla ceza tayini, ayrıca; uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK"nın 158/1-f maddesinin de yazılmış olması,
Kabule göre de,
1-Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nın 158/1-e. maddesine aykırılık suçundan kamu davası açıldığı ve ek savunma hakkı verilmeden aynı maddenin “d” fıkrasıyla da cezalandırılmak suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
2-5237 sayılı TCK"nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yüklenen suçtan elde edildiği ileri sürülen haksız menfaat miktarı 17.206 TL olmakla, adli para cezasının 900 gün şeklinde eksik olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.