13. Hukuk Dairesi 2016/22528 E. , 2019/1116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı borçlu ... Ekonomi Üniversitesinin davacı şirketten 12/03/2015 tarih ve 016305 numaralı fatura karşılığı mal satın aldığını, bu fatura karşılığı tutarın fatura kesim tarihinin üzerinden altmış dokuz gün geçmesine ve geciken ödeme ile ilgili yapılan tüm hatırlatmalara rağmen ödenmediğinden borçlu hakkında ... 11. İcra Müdürlüğünün 2015/7473 takip sayılı dosyasında icra takibinin başlatıldığını, takip açıldıktan sonra borçlu tarafından davacı şirkete 21/05/2015 tarihinde 42.415,10-TL haricen ödemenin yapıldığını, ancak dosya bakiye borcunun davacı şirkete ödenmediğini beyan ederek itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle davalı borçlunun %20 inkar tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, takibe konu borcun ödeme emrinin tebliğinden önce davalı şirkete haricen ödenmiş olduğunu, herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının iş bu davaya açmakta hukuki yararının bulunmadığını davacının haksız ve kötü niyette bulunarak iş bu davayı açmış olduğunu %20"den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının ... 11.İcra Müdürlüğünün 2015/7473 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın -42.415,10-TL asıl alacak üzerinden iptaline, davalının 21/05/2015 tarihli harici yaptığı ödemenin icra dosyası hesabında icra müdürlüğünce gözönüne alınmasına, davalının itirazının haksız olması nedeniyle yasal koşulları gerçekleştiğinden itirazın iptaline karar verilen -42.415,10-TL asıl alacağın %20"si oranında hesaplanacak inkar tazminatının davalıdan alınmasına davacıya verilmesine, davacının işlemiş faiz bakımından fazlaya isteğinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki davayla, mal karşılığı faturadaki ödenmesi gereken bedelin tazminini istemiştir. Davalı ise ödeme yaptığından kendisinin sorumlu olmaması gerektiğini belirtmişse de mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; 12/03/2015 tarihli 016305 sayılı fatura ile, borçlu davalı aleyhine 42.415,10 TL"nin tahsili için 20.05.2015 tarihinde takip başlatıldığı, buna ilişikin ödeme emri belgesinin 20.05.2015 tarihli olduğu, ödeme emrinin 22.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafça, 21.05.2015 tarihinde yapılan harici ödeme beyan edilerek, 28.05.2015 tarihinde takibe itiraz edildiği görülmektedir.
TBK’nun 100. maddesinde “Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.” hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, borçlunun ödemesi takipten sonraki ödeme olup, kısmi ödeme olduğundan, TBK"nun 100. maddesi gereğince, öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşülerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.