19. Hukuk Dairesi 2014/10080 E. , 2015/7427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılardan ... A.Ş.vek. Av. ...ve ... A.Ş.vek. Av. ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan .....A.Ş’nin ithalatçısı olduğu küçük otobüsün müvekkilince 25/01/2010 tarihinde diğer davalı bayi ... . . A.Ş’den satın alındığını, 11.000 km’ye gelindiğinde yolda seyir halinde iken motor yağı seviyesinin çok yüksek olduğuna dair ikaz uyarısıyla birlikte yağ göstergesi lambasının yandığını, aracın davalı ... A.Ş yetkili servisine götürüldüğünde fabrika tarafından motor yağının çok konulması nedeniyle bu uyarının olduğunun söylendiğini, araç 17.000 km"ye gelince de aynı şikayetle aynı servise götürülüp yağ seviyesinin normale getirildiğini, ancak aynı arızanın süreklilik arzetmesi üzerine 14/09/2010-06/01/2011 tarihleri arasında (4) kez davadışı . . . A.Ş yetkili servisine götürüldüğünü ve bu arızalar nedeniyle 05/01/2011 tarihinde araçtan yararlanamama halinin süreklilik kazandığından bahisle ücretsiz olarak yenisiyle değiştirilmesi için davalı ... A.Ş’ye ihtarname çekildiğini, aracın tam kapasiteli çalışmaması nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, ayıplı aracın yenisiyle değiştirilmesi veya arac bedeli olan 68.731,45 TL’nin ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde, davacı yanca satıma konu araçtaki arızanın 11.000 ve 17.000 km"lerde başladığı ve aracın servise götürüldüğü bildirilmiş ise de bu iddianın doğru olmadığını, zira aracın ilk kez 30.476 km de iken 14/09/2010 tarihinde yetkili servise götürülmüş olup, böylece süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi araçtaki arızaların imalat hatasından kaynaklanmadığı, aksine kullanıcı hatasından meydana geldiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosyaya sunulan tüm deliller birlikte değerlendirilerek benimsenen birinci bilirkişi raporu doğrultusunda aracın gizli ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu aracın iadesi ile ücretsiz olarak aynı nitelikteki yeni bir aracın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı yanca kanıtlanamayan tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalılar vekillerinin temyiz itirazları incelendiğinde, mahkemece satıma konu araçtaki ayıp iddiası yönünden iki kez bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyaya sunulan iki ayrı heyet raporu arasında çelişki bulunmakta olup bu çelişki giderilmeden davalılar tarafından itiraz edilen ilk bilirkişi raporunun benimsenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı tarafın iddialarında araçta 11.000 ve 17.000 km seviyesine gelindiğinde yağ ikaz lambasının yanması sonucu aracın davalı ... .. A.Ş’ye götürüldüğü bildirilmiştir. Buna rağmen iddia edilen şikayetle ilgili olarak ilk kez 14/09/2010 tarihinde araç 30.476 km"de iken yetkili servise gidildiğine dair dosyaya delil sunulmuştur. Bilirkişi raporuna dayanak oluşturan 28/11/2010 tarihinde ise araç üzerinde icra edilen keşif esnasında aracın 147.478 km"de olduğu saptanmıştır. Somut olayda gizli ayıp iddiasında bulunan davacının bu iddiasını ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren derhal bildirmesi gerekir. O halde mahkemece aracın ayıplı olduğunun saptanması halinde belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı yanca süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı saptanıp sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına ayrı ayrı takdir edilen 1.100,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 20.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.