Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2015/1232
Karar No: 2016/351

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/1232 Esas 2016/351 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verilen sanık hakkındaki karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 23. Ceza Dairesi tarafından sanığın mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesi isabetsiz bulunarak bozulmuştur. Ancak, yerel mahkemece yapılan yeniden yargılama sonucunda direnme hükmü kurulurken bozmaya niçin uyulmadığı ve direnme nedenleri belirtilmediği için bu karar da isabetsiz bulunarak bozulmuştur. Kanun maddeleri ise Anayasa’nın 141, CMK’nın 34, 230 ve 232. maddeleridir.
Ceza Genel Kurulu         2015/1232 E.  ,  2016/351 K.

    "İçtihat Metni"

    Yargıtay Dairesi : 23. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Günü : 19.10.2015
    Sayısı : 167-310

    Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.03.2011 gün ve 117-77 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 23. Ceza Dairesince 14.05.2015 gün ve 1482-1575 sayı ile;
    "...Sanığın tanzim ettiği sahte çeki hayvan satışı esnasında kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
    ... ve ..."ın aşamalardaki değişmeyen istikrarlı beyanları ile bilirkişi raporları karşısında; sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyeti yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 19.10.2015 gün ve 167-310 sayı ile;
    " Her ne kadar sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması için mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda değişmeyen savunması, katılanın beyanı, Muğla ATK raporu, suça konu çek ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın hayvan alışverişi sırasında suça konu çeki ... olarak çekte ismi yazılı ve ancak kim olduğu tesbit edilemeyen bir şahıstan keşideci imzası ve ... ciro imzası atılı olarak, ön yüzdeki yazıların ve arka yüzdeki ... yazısının sanık tarafından yazılmak suretiyle doldurularak tanıklar Mehmet ve ... kardeşlere sanık tarafından bir alışveriş nedeniyle isim yazılmak ve imzalanmak suretiyle verildiği, bu kişiler tarafından bankaya ibrazında sahteciliğinin ortaya çıktığı, Muğla ATK raporu ile de çekteki keşideci ve ... ciro imzalarının sanığa ait olmadığının, sadece sanık adına atılı imzanın sanığın eli ürünü olduğunun belirtildiği, buna göre sanığın açık kimliği tespit edilemeyen ve kim tarafından imzalandığı belirlenemeyen sahte çekin yazı kısımlarını doldurmaktan başka eyleminin söz konusu olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ceza hukuku prensibi uyarınca sanığın sabit olmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar vermek gerekmiştir.
    Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, sanığın sahteliğini bilmeden aldığı suça konu çeke 2. ciranta olarak kendi ismini yazıp imzalamak suretiyle tanıklara bir alışverişinde verdiği, dolayısıyla sahte çekin 2. ciranta olarak imzalanmasından başka sahteliğinin sanık tarafından bilinerek kullanıldığına dair cezalandırılmaya yetecek kesin delil elde edilemediğinden, müsnet dolandırıcılık suçundan da beraatine karar verilmesi gerekmiştir.
    Zira, sanık Milas İlçesi Koru Köyünde ikamet etmekte olup, Milas İlçesinde kurulan hayvan pazarında hayvan satışı yapan sabit ikametgah sahibi birisi olarak, daha önceleri de hayvan alışverişinde bulunduğu tanıklara sahteliğini bildiği bir çeki vermesi, hayatın olağan akışına da ters kabul edilmiştir..." şeklindeki gerekçeyle ilk hükmünde direnmiştir.
    Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2015 gün ve 409389 sayılı ve "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle direnme hükmünün yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Yerel mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan, ilk hükümdeki gerekçenin tekrarlanması suretiyle direnme hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
    Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı CMK’nun 34. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacağında kuşku yoktur. Nitekim Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre de, bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkeme tarafından CMK’nun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca yeniden usulüne uygun olarak hüküm kurulması, bunun yanında direnmeye ilişkin gerekçenin de gösterilmesi gerekmektedir.
    Bu açıklamalar ışığında önsoruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
    Yerel mahkemece, Özel Dairenin bozma kararı ile tamamen ortadan kalkan ilk hükümde direnilirken, bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan hüküm kurulmuştur.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, saptanan bu usulü nedenden dolayı diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmeldir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2015 gün ve 167-310 sayılı direnme hükmünün, usul ve kanuna uygun direnme gerekçesi gösterilmeden karar verilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 11.10.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi