10. Ceza Dairesi 2016/326 E. , 2016/817 K.
"İçtihat Metni"
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Suç Tarihleri : a) 11/03/2015 (sanık E...hakkında)
b) 13/03/2015 (sanık A...hakkında)
Hüküm : Mahkûmiyet
Temyiz Edenler : Sanıklar ve müdafileri
Tebliğnamedeki Düşünce : Bozma
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanıklar hakkında, 10 yıl 8 ay olarak saptanan temel hapis cezasının TCK"nın 188. maddesinin 4. fıkrası uyarınca yarı oranında artırılması ile 15 yıl 12 ay yerine 16 yıl olarak yanlış belirlenmesi, aynı Kanun"un 62. maddesinin uygulanması ile sonuç hapis cezası 13 yıl 4 ay olarak doğru tayin edildiğinden sonuca etkili görülmemiştir.
A) Sanık A...hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK"nın 58. maddesinin 5. fıkrasına göre, tekerrüre esas alınan ilamdaki fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK"nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Hüküm fıkrasından tekerrürle ilgili bölümünün çıkarılması,
2- TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık E...hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-11.03.2015 olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın arama kararı bulunmadığı aşamada üzerinde bulunan uyuşturucu maddeleri görevlilere kendi rızası ile teslim etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK"nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- TCK"nın 58. maddesinin 5. fıkrasına göre, tekerrüre esas alınan ilamdaki fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı buna bağlı olarak tekerrüre esas alınan ilamın yerine S..2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 16.04.2014 kesinleşme tarihli ...esas ve...karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
15.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.