7. Ceza Dairesi 2015/6890 E. , 2018/6153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ... hakkında hükümlülük; sanık ... hakkında beraat, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Gümrük İdaresi vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan Gümrük İdaresi"nin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık ..."ün temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında aynı eyleme ilişkin 19.12.2012 tarih ve 2012/1506 Esas nolu iddianame ile açılıp birleştirilen mükerrer dava hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın altsoyu bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise infaz tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları,bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, hükümden TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesi"nin 08/10/2015 tarih ve
2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar ... ve ..."ın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.06.2010, iddianame düzenleme tarihinin 19.12.2012 olduğu ,
Sanık ..."a ilişkin; Dairemizde aynı gün incelenen 2015/14065 Esas sırasında kayıtlı İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2011/312 Esas, 2012/965 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.12.2010 iddianame düzenleme tarihinin 21.02.2011 olduğu,
Sanıklar ... ve ..."a ilişkin İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2012/1405 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 04.06.2010 iddianame düzenleme tarihinin 13.11.2012 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin TCK.nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların celp edilerek incelenmesi,gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.