12. Ceza Dairesi 2019/3559 E. , 2019/10744 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 51/1-3, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
Dosya içeriğine göre, olay günü, meskun mahal dışında, 6,30 metre genişliğinde, kesintisiz düz çizgi ve kaza noktasına 1 metre uzaklıkta "Kavşak İçi Yön" ve 35 m. uzaklıkta "Tehlikeli Viraj Yön" trafik levhaları mevcut bulunan, iki yönlü, eğimsiz, kuru asfalt köy yolunda, sanık içerisinde yolcu olarak; ... isimli şahsın bulunduğu, sevk ve idaresindeki otomobil ile Tepekent Beldesi yönünden Konya yönüne seyrederken olay yerine geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemesi ve hızını mevcut şartlara göre ayarlamaması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, karşı şeride girerek yolun solundan yol dışı kalması ve sonrasında Başarakavak Beldesi yönüne giden yolun sağ tarafında bulunan kavak ağaçlarına çarpıp iki aracın arasına sıkışması neticesi aracında bulunan ..."nın öldüğü olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
TCK"nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, dosya içeriğine göre; sabıkası olmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan, yargılama sırasındaki davranışları lehine değerlendirilerek cezasında TCK"nın 62. maddesi gereğince indirim yapılan, lehe hükümlerine uygulanması talebinde bulunan sanık hakkında, "Suçun işlenmesi nedeni ile mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureti ile tamamen giderilmemesi nedeni ile TCK"nın 50. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına," şeklinde yetersiz gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle TCK"nınn 50. maddesine aykırı olarak yanlış gerekçe gösterilmesi;
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmemesine karar verilirken, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususu ile denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğin hususlarının kararda belirtilmesine rağmen uygulama maddesi olan TCK"nın 51/6-7-8. maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 11.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.