16. Hukuk Dairesi 2015/16637 E. , 2017/7476 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazların mera-yayla olarak tahsis edildiğine dair kayıt ve belge bulunmadığı, çözümlenmesi gereken sorunun taşınmazların kadimden bu yana mera-yayla olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı, bölgenin ... Yaylası olarak anılması ya da bilinmesinin, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın da yayla olarak kabul edilmesini gerektirmeyeceği belirtilerek, taşınmazların bulunduğu ada ve komşu diğer adaları birlikte gösterir geniş kapsamlı haritanın getirtilmesi, komşu adalardaki taşınmazların ada-parsel numaraları belirlenerek kadastro tespit tutanakları ile kadastro sonucu oluşmuş tapu kayıtlarının dosya arasına alınması, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak, jeodezi ve fotogrometri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan taşınmazların niteliğini belirtir rapor aldırılması, taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olup olmadığının tereddütsüz olarak belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu 363 ada 19 ve 28 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların kadim mera veya yayla niteliğinde olmayıp özel mülkiyete elverişli tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, teknik bilirkişi raporunda da taşınmazların orman sayılmayan açık alanda kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; bozma ilamı doğrultusunda Mahkemece, dava konusu taşınmazlara komşu adalardaki taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları varsa dayanakları ile birlikte getirtilmemiş, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ilişkin hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, taşınmazların ekonomik amacına uygun şekilde tarım arazisi niteliği ile kullanılıp kullanılmadığı hususlarında rapor aldırılmamış, alanında uzman olmayan teknik bilirkişinin 1963 ve 1989 tarihli memleket haritaları üzerinde, taşınmazların orman sayılan alanda kalıp kalmadığına dair değerlendirme içeren raporu ile yetinilmiş, bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle dava konusu 363 ada 19 ve 28 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu adaya komşu adalardaki taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları, varsa dayanakları ile birlikte getirtilmeli, taşınmazların tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ilişkin en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Komutanlığından getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu, teknik bilirkişi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli; teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli; 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle, dava konusu taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve tarımsal niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, rapor ekinde taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş, komşu taşınmazlar ile aralarındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğraflarının eklenmesi istenilmeli; yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş, dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskopla incelettirilmeli, taşınmazlar hava fotoğraflarında işaretlenmek suretiyle, bu yerlerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi istenilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.