2. Hukuk Dairesi 2014/16812 E. , 2015/3298 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kayseri 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :21.01.2014
NUMARASI :Esas no:2014/56 Karar no:2014/60
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Anlaşmanın bozulması ile anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hale gelir (HUMK m. 439/2). Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilse dahi davacının anlaşmalı boşanma hükmünü gerçekleşen anlaşmaya rağmen temyiz etmesi davadan açıkça feragat etmedikçe anlaşmalı boşanma yönündeki iradesinden rücu niteliğinde olup, bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.10.02.2015(Salı)
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davacı, kararın esasını temyiz etmemiş; nafaka ve tazminat yönünden bozulmasını istemiştir.
Kanunda öngürülen şekil ve şartlara uygun olarak verilen anlaşmalı boşanma kararının esasını temyiz etmeyen davacının, onun fe"ileri olan nafaka ve tazminat bölümüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesi mümkün bulunmamaktadır. Çünkü taraflar, aralarında düzenledikleri protokolü hakime sunmuşlar, duruşmada hakim tarafından bizzat dinlenmişler, "protokol şartları çerçevesinde boşanmalarına karar verilmesini" istemişler, iradelerinin serbestçe açıklandığı konusunda hakim kanaate ulaşmış, yaptıkları düzenlemede de, tarafların ve çocukların menfaatine uygun olmayan bir husus görülmemiş ve sonucunda iradelerine uygun olarak boşanmalarına karar verilmiştir. Artık bundan sonra, davacının, tazminat ve nafakaya ilişkin beyanının korkutma ve baskı altında olduğunu ileri sürmesi ve boşanma kararının esasasına itiraz etmeyip, hükmün bu bölümlerinin bozulmasını istemesi, bozulmasını istediği bölümler bakımından, " irade beyanımdan dönüyorum" anlamına gelir. Oysa, tarafların irade birliğini esas alan bir boşanma kararına vücut veren "boşanma ve fe"ilerine" ilişkin irade beyanı bir bütündür, bölünemez. Bölünebileceğinin kabulü diğer tarafa da, anlaşmalı boşanmadan dönme hakkı sağlar. Taraflardan birinin, kanunda öngörülen şekil ve şartlara uygun olarak anlaşmalı boşanma kararı oluştuktan sonra, bundan tek taraflı olarak dönme hakkı bulunmamaktadır. Taraflardan biri, irade beyanı ile kendisini bağlı sayarken, diğer tarafın bununla bağlı sayılmaması ise, anlaşmalı boşanmanın esası ile bağdaşmaz. Bu bakımdan davacının boşanma kararının esasına temyiz etmeksizin, onun ferileri olan nafaka ve tazminatlara ilişkin bölümünün bozulmasını istemesi dürüst bir tutum değildir. (TMK. m. 2, HMK. M. 29/1) Bu durumda, davacının boşanmanın fe"ileri olan nafaka ve tazminata yönelik temyiz isteğinin incelenmesine olanak bulunmadığından temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararma iştirak etmiyorum.