Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/16742
Karar No: 2015/3297

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/16742 Esas 2015/3297 Karar Sayılı İlamı

2. Hukuk Dairesi         2014/16742 E.  ,  2015/3297 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İstanbul 2. Aile Mahkemesi
    TARİHİ :15.04.2014
    NUMARASI :Esas no:2013/851 Karar no:2014/322

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçlan, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Anlaşmanın bozulması ile anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hale gelir (HUMK m. 439/2). Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
    Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istekhalinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.02.03.2015 (Pzt.)
    KARŞI OY YAZISI
    Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davalı, kararın esasını temyiz etmemiş; davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ile ve çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının miktarını temyize getirmiştir.
    Sayın çoğunluk, temyize getirilen bölümlerle sınırlı olarak inceleme yapmayıp, bu halde anlaşmalı boşanma kararının bütünün bozulduğunu kabul etmekte ve davaya bundan sonra “çekişmeli boşanma” olarak devam edilmek üzere hükmü bozmaktadır.
    Kanunda öngürülen şekil ve şartlara uygun olarak verilen anlaşmalı boşanma kararının esasını temyiz etmeyen davalının, onun fer’ileri olan nafakalara yönelik temyiz isteğinin incelenmesi mümkün bulunmamaktadır. Çünkü taraflar, aralarında düzenledikleri protokolü hakime sunmuşlar, duruşmada hakim tarafından bizzat dinlenmişler, “protokol şartları çerçevesinde boşanmalarına karar verilmesini” istemişler, iradelerinin serbestçe açıklandığı konusunda hakim kanaate ulaşmış, yaptıkları düzenlemede de, tarafların ve çocukların menfaatine uygun olmayan bir husus görülmemiş ve sonucunda iradelerine uygun olarak boşanmalarına karar verilmiştir. Artık bundan sonra, davalının, kararın esasına itiraz etmeyip, hükmün nafakalara ilişkin bölümlerinin bozulmasını istemesi, karara vücut veren irade beyanının bölünmesi anlamına gelir. Oysa, anlaşmalı boşanmaya esas alman irade beyanı bölünemez. Bu bakımdan, kararın esasını temyiz etmeyen davalının, onun yan sonuçlarına ilişkin bölümlerini temyiz etmeye de hakkı yoktur. Kaldı ki, tarafların irade birliğini esas alan bir boşanma kararının, her ikisinin temyizinin varlığı halinde bozulabileceği kabul edilebilir ise de; kanunda öngörülen şekil ve şartlara uygun olarak anlaşmalı boşanma kararın oluştuktan sonra, taraflardan sadece birinin buradaki irade beyanından (davaya son veren bir taraf işlemi niteliğinde olmadıkça) tek taraflı olarak dönme hakkı dahi yoktur. Anlaşmalı boşanmayı, yasal bozma sebeplerinin hiç biri bulunmadığı halde, taraflardan birinin hüküm kesinleşinceye kadar iradi olarak bozabileceğinin kabul edilmesi, Türk Medeni Kanunun 166/3. maddesiyle getirilen düzenleme ile bağdaşmaz ve her türlü kötüye kullanmalara kapı açar.
    O nedenle, boşanmaya esas alman irade beyanındaki sakatlık halleri ve protokolde kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırılık bulunmadıkça taraflardan birinin, karar oluştuktan sonra varılan anlaşmayı tek taraflı olarak bozma hakkının bulunduğu kabul edilemez. Yasal bozma sebepleri (HUMK. m. 428) dışında kararın esasına itiraz etme hakkı olmayanın, onun yan sonuçlarına ilişkin bölümlerine itiraz edebileceği de kabul edilemez. Öte yandan, davalının, anlaşmalı boşanma kararının esasını temyiz etmeksizin, onun fer"ileri olan nafakalara ilişkin bölümünün bozulmasını istemesi, hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğindedir, korunamaz. (TMK. m. 2, HMK. m. 29/1) Bu durumda, davacının boşanmanın fe’ileri olan nafaka ve tazminata yönelik temyiz isteğinin incelenmesine olanak bulunmadığından temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi