Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/5349
Karar No: 2019/10328
Karar Tarihi: 16.10.2019

Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/5349 Esas 2019/10328 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir taksirle yaralama davasında, hastanede hemşire olan sanığın yaptığı enjeksiyon sonucu katılanın sinir yaralanması yaşadığı iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda mahkumiyetine karar verildi. Ancak yapılan temyiz sonucunda, Adli Tıp raporları arasında çelişki tespit edildiği için üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yapılması gerektiği belirtilerek mahkumiyet kararı bozuldu. Kanun maddeleri ise TCK'nın 89/1, 89/3-b, 62, 52, 52/4. maddeleri olarak belirtildi.
12. Ceza Dairesi         2019/5349 E.  ,  2019/10328 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle yaralama
    Hüküm : TCK"nın 89/1, 89/3-b, 62, 52, 52/4. maddeleri gereğince
    mahkumiyet

    Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Olay günü Hizan Devlet Hastanesine baş ağrısı şikayeti ile müracaat eden 1933 doğumlu katılanı muayene eden tanık Dr. Hacer Hicran Beyca’nın, katılanı Tatvan Devlet Hastanesi nöroloji polikliniğine sevk edip, ağrıları için novaljin ampul uygulanması için acil servise yönlendirdiği, aynı hastanede hemşire olan sanığın da katılanın sol kalçasına iğne yapması sonucu, katılanın siyatik sinir yaralanmasına bağlı olarak duyu veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi derecesinde yaralanmasına neden olduğu iddiası ile başlatılan soruşturma kapsamında,soruşturma aşamasında alınan 30.12.2011 tarihli Bitlis Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda "Hastada meydana gelen sinir yaralanması ile yapılan gluteal intramuskuler novalgin enjeksiyonu arasında illiyet bağı olduğu ancak meydana gelen sinir yaralanmasının enjeksiyonun doğrudan sinirin içine veya bitişiğine yapılması sonucunda oluşabileceği gibi enjekte edilen ilacın toksik etkisinden de kaynaklanabileceği bununla birlikte hastanın fiziksel durumu (yaşlılığa bağlı kaşektik, kalça dokusu ince ve zayıf) gluteal intramuskuler enjeksiyon sonucunda yaralanmaya müsait olmasına rağmen gluteal bölgeden enjeksiyon uygulamasının tercih edilmiş olması ve enjeksiyon sırasında uyulması gereken pozisyona da uyulmaması nedeniyle meydana gelen sinir yaralanmasında hemşirenin kusurlu olduğu" kanaatine varıldığı, kovuşturma aşamasında alınan 21.01.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda ise “enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil tanımlanmadığı, dava konusu olayda kişiye sol gluteal bölgeden intramuskuler enjeksiyon yapıldığının belirlendiği, enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile sinir hasarına neden olabileceklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonların tekniğine uygun yapılması durumunda da daha önceden öngörülemeyecek ve önlenemeyecek arazlara sebep olabildiği, mevcut tablonun her türlü özene rağmen oluşabilecek, herhangi bir kusur ve ihmalden kaynaklanmayan komplikasyon” olduğunun mütalaa edilmesi karşısında iki rapor arasında çelişki bulunduğu, bu çelişkinin giderilmesi ve sanığın kusur durumunun tereddütte mahal vermeyecek şekilde tespiti için üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılıp, alınacak rapordan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayinin gerekirken, eksik inceleme sonucu mahkumiyetine karar verilmesi,
    Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi