12. Ceza Dairesi 2019/543 E. , 2019/10314 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine ilişkin hüküm, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılma isteminde bulunmasına rağmen bu konuda herhangi bir karar verilmeyen şikayetçi Ebrar’ın, CMK"nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkı bulunması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve vekili aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini devam ettiren şikayetçinin, CMK"nın 237/2. madde ve fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Fen lisesinde öğrenim gören suça sürüklenen çocuk ...’in, kendisi ile aynı lisede ve bir alt sınıfta öğrenim gören mağdur ...’ı, okul çıkışında arkasından takip edip, kamera fonksiyonunu aktif hale getirdiği cep telefonunun çekim yönünü, önünde yürüyen ve üzerine ferace ya da çarşaf olarak isimlendirilen kıyafeti giymiş olan mağdura doğru odaklayarak, mağdurun bilgisi dışında çektiği tek kare fotoğrafı, kendisine ait twitter hesabından, “AZRAIL ALEYHISSELAMLA AYNI OKULDA OKUYORUZ AMK ALLAHTAN BIZIM DONEMDE DEYIL:DdDdDdd” ibareleri ile birlikte mağdurun rızası dışında yayımladığı, durumun bazı öğrenciler tarafından okul idaresine bildirilmesinin ardından twitter hesabından yaptığı paylaşımları kaldırdığı olayda;
Mağdurun arkasından takip edilerek çekilen ve mağdurun kimliği belirlenemez şekilde başkalarının görgüsüne sunulan fotoğraf incelendiğinde, çok sayıda öğrencinin arasından üzerinde dini inancı gereği giydiği kıyafet bulunan mağdur seçilerek çekimin gerçekleştiği anlaşılmakla,
Özel hayat kavramının; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olaylarını ve bilgilerin tamamını içermesi karşısında, kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibinin geçerli olduğu ve kamuya açık alana çıkan her kişinin, bu alandaki her görüntüsünün veya sesinin kaydedilip, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterdiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı nazara alınarak, mağdurun özel yaşam alanına ilişkin görüntüsünü rızası dışında kaydeden suça sürüklenen çocuğa, iddianamede eyleminin tarif edildiği de dikkate alınıp, CMK"nın 226. maddesi uyarınca TCK"nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 2. cümlelerinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındıktan sonra, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 134/1. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, şikayete konu fotoğrafın çekim biçimi ile mağdurun fotoğrafa yansıyan görüntüsünün özellikleri dikkate alınmaksızın, somut olayla hiçbir ilgisi bulunmayan Yargıtay kararlarına atıf yapılarak, “Yargıtay 12. Ceza Dairesi"nin 15/09/2014 tarih 2014/1996 esas 2014/17835 karar ve 11/05/2015 tarih 2015/108 esas 2015/7832 sayılı kararlarında belirtildiği üzere katılanın fotoğrafının çekilmiş olduğu an ve durumun özel yaşam alanına ve özel yaşamına ilişkin bir faaliyete ilişkin olmadığı kabul edilmekle bu şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği değerlendirilmekle...” şeklindeki, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle suça sürüklenen çocuğun görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı CMK’nın 223/2-a madde, fıkra ve bendi gereğince beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.