9. Hukuk Dairesi 2008/432 E. , 2010/331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Davacı, fazla mesai, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının
ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Davacı vekili müvekkilinin 01.05.1998 - 17.11.2004 tarihleri arasında... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketinde çalıştığını, iş akdinin geçersiz sebeple feshedildiğini, işe iade davası açıp kazandığını, işe iade edilmediğini, bu şirkette çalışırken fazla mesai yaptığını, genel tatillerde çalıştığını, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini,... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketinin diğer davalı...Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketine işletme olarak bir bütün halinde devredildiği için müvekkiline karşı Borçlar Kanunu 179. maddesi gereğince...Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketininde sorumlu olduğunu iddia ederek fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin davalılardan müştereken, müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan...Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketi vekili cevabında davacının müvekkili şirkette hiç bir zaman çalışmadığını, Müvekkili şirketin... Tv. Ticari ve iktisaadi bütünlüğünü TMSF den 5354 S.Y. uygulaması gergi ihale ile yüksek bedelle satın aldığını, İhale Şartnamesi ve Devir Sözleşmesindeki satışın koşullarının ve hükümlerinin açıkça düzenlendiğini, Devir Sözleşmesi 7.5 maddesinde ihale tarihinden sonra doğacak hak alacak ve borçların müvekkiline geçtiğini, oysa davacının... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketi zamanında feshedildiğini, Müvekkilinin işletmeyi aktif ve pasifi ile devralmadığını, örneğin binasının TMSF ye kaldığını, olayda BK 179. madde koşullarının oluşmadığını, dolayısıyla kendilerinin sorumlu olmayacaklarını savunmuştur.
Diğer davalı... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketi vekili davacının fazla çalışma yapmadığını, genel tatillerde çalışmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Mahkemece davacının... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketinde 01.05.1998 -17.11.2004 tarihleri arasında çalıştığı, iş ilişkisinin işe iade davası sonrasında 17.09.2005 tarihinde sonlandığı,... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketinin...Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketine 17.11.2005 tarihinde devredildiği, bu tarihte davacının... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketi çalışanı olmadığı, bu nedenle somut olayda iş akdi devirden önce sona eren davacının hak ve alacaklarından İş Kanunu 6. maddesi gergince...Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketinin sorumlu olmayacağı,
İhale şartnamesinde sadece belirlenmiş mal ve varlıkların satışının yapıldığı, işletmenin aktif ve pasifi ile satışının yapılmadığı, somut olayda Borçlar Kanunu 179. maddesine dayalı olarak da davalı...Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davacının fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketinden tahsiline karar vermiştir.
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu olduğu aynı yasanın 3. fıkrasında açıklanmış ve devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi hükmüne göre 1475 sayılı yasanın 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından işyeri devirlerinde belirtilen hüküm uygulanmalıdır. Anılan hükme göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
İşyerini miras yoluyla intikali de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesinde düzenlenmiş, sözü edilen hükümde mirasçıların mirasbırakanın ölümü ile mirasa bir bütün olarak hak kazanacakları açıklanmıştır.
İşyerinin önceleri gerçek kişi ya da kişilerce işletilmesinin ardından şirketleşmeye gidilmesi halinde, bu işlem de bir tür işyeri devridir. Önceki gerçek kişi olan işverenlerin devralan tüzel kişi ortakları olması bu devir ilişkisini ortadan kaldırmamaktadır (Yargıtay 9.HD. 22.7.2008 gün 2007/ 20491 E, 2008/21645 K).
Aynı şekilde daha önce tüzel kişi şirket olan işverenin işyerini bir gerçek şahsa devretmesi de mümkündür. Devralanın şirketin hissedarlarından biri olması da imkan dahilindedir.
Adi ortaklardan bir ya da bazılarının hisselerini devri de sorumlulukların belirlenmesi noktasında işyeri devri olarak işlem görmelidir.
Banka veya borsa aracı kurulu işyerlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun el koyması ise işyeri devri niteliğinde değildir. Gerçekten bu halde işyeri devredilmemekte sadece yönetime müdahale edilmektedir.
Özelleştirme işlemi sonucu kamuya ait hislerin devri de işyeri devri olarak değerlendirilemez. Belirtilen işlemde, işyeri aynı tüzel kişilik altında faaliyetini sürdürmekte sadece kamuya ait hisselerin bir kısmı ya da tamamı el değiştirmiş olmaktadır. Bununla birlikte tamamı kamuya ait olan bir işyerinin özelleştirme işlemi sonucu başka bir işverene geçmesi işyeri devri olarak değerlendirilmelidir ( Yargıtay 9.HD. 8.7.2008 gün ve 2008/25370 E, 2008/ 19682 K.).
İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı zamanda işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkanı vermez.
İşyerinin devri işverenin yönetim hakkının son aşaması olup. işyeri devri çalışma koşullarında değişiklik anlamına da gelmez. Dairemizin kökleşmiş kararlarına göre işyeri devri işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanımaz. İşyeri devrinin çalışma koşullarını ağırlaştıran bir yönü olup olmadığı belirlenmelidir ( Yargıtay 9.HD. 27.10.2008 gün 2008/ 29715 E, 2008/28944 K.).
Genel olarak yapılan bu açıklamaların ardından İş Hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı yasanın 14/2. maddesinde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için 2 yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son işverene ait olmakla devreden işverenin bu işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Devralan işveren ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinden tek başına sorumludur.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma. hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumludur.
Somut olayda dairemizce... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketinin...Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketine devredildiği kabul edilmiştir. Her ne kadar... Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü İhale Şartnamesinin 7.5 maddesinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun onay tarihinden önceki hak ve alacakların devralana geçmeyeceği kararlaştırılmış ise de bu husus sözleşmeye taraf olmayan davacı için geçerli değildir. Bu şekilde yapılan sözleşmeler ile çalışanların alacaklarını alma yolu kapatılamaz. Çünkü devir ile devredenin elinde hiç bir mal varlığı kalmamış, fakat borçlardan sorumlu, ancak devralan malvarlıklarını devralmış ancak devredenin borçlarından sorumlu olmayacağı şeklinde bir düzenleme İş Kanunu 6 ve Borçlar Kanunu 179. maddelerine aykırı olduğu gibi Medeni Kanundaki İyiniyet kurallarına da aykırıdır. Bütün bu nedenlerle devirden itibaren iki yıl içinde dava açan davacının fazla çalışma ve genel tatil alacaklarından...Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketinin de sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı hakkında red kararı verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.