Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5206
Karar No: 2017/7190
Karar Tarihi: 30.10.2017

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2017/5206 Esas 2017/7190 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2017/5206 E.  ,  2017/7190 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TESCİL



    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Davacı ..., .... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan temyize konu taşınmaz bölümlerinin adına tescili istemiyle, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 13.05.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.614,00 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 13.932,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, 13.05.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece dava konusu taşınmaz bölümlerinin hangi sebeple tespit harici bırakıldığı sorulmamış, ziraat bilirkişi raporunda, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün sınırında dere bulunduğu belirtilmesine rağmen keşif heyetine jeolog bilirkişi dahil edilmemiş, yine aynı raporda, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünden, ... Barajının yapımında kullanılmak üzere malzeme alındığı ve bu sebeple taşınmazın yüzey şekil yapısının değiştiği bildirilmesine rağmen bu işlemin ne zaman ve ne kadar süre ile yapıldığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmamış, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazların öncesinin ne olduğunu, taşınmazlarda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığını, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınmamış, bu hususta hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. O halde sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle, Kadastro Müdürlüğünden dava konusu taşınmaz bölümlerinin hangi sebeple tespit harici bırakıldığı sorulmalı, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle en az üç tanesi Harita Genel Komutanlığı"ndan getirilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan; taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazların imar-ihyaya konu edilecek taşınmazlardan olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, ... Barajının yapımına ne zaman başlanıldığı, ne zaman bitirildiği, dava konusu taşınmazlardan baraj yapımında kullanılmak üzere malzeme alınıp alınmadığı, alınmış ise ne zaman ve ne kadar süre ile bu işlemin yapıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, özellikle mahallinde 09.05.2013 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ... tarafından, dava konusu taşınmazların ekilerek kullanılırken baraj su tuttuktan sonra ekmeyi bıraktıklarının beyan edildiği göz önünde bulundurularak, taşınmazlar üzerinde zilyetliğin kesintiye uğrayıp uğramadığı, uğradıysa ne zaman ve ne kadar süre ile kesintiye uğradığı hususlarında bilgi alınmalı, komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazların yönünü ne okuduğu belirlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmaz bölümlerini, komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümlerinin toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsü, taşınmazların imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, jeolog bilirkişiden (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün sınırında dere bulunduğu göz önünde bulundurularak taşınmazın niteliği, dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, taşınmazın jeolojik yönden iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığını açıklayan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi