20. Hukuk Dairesi 2016/337 E. , 2017/5790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili adına ... Tapu Müdürlüğününün tapu sicilinde tescilli bulunan ... ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkkiinde sicilin 07/05/1991 tarih 1007 yevmiye 3 cilt 239 sayfa numarasında 28 zeytinli tarla vasıflı 4964 metrekare alanlı taşınmazı; 1996 yılında 95 nolu ... Kadastrosu Komisyonu tarafından yapılan ... sınırlaması kadastro işleminin 19/02/1997 tarihinde ilanı sonucu kesinleşen ... sınırlaması içinde kaldığından taşınmazın mülkiyetinin davalı ... adına ... vasfıyla tesciline, taşınmazın mülkiyetinin değerinden oluşan davacı zararının, Anayasanın 35. Türk Medeni Kanunun 1007. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve eki 1 nolu protokolün (1) maddesi, 16/05/1956 gün 1/6, 1/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları uyarınca, davacıya davalı tarafından ödenmesi gerektiğinden gerçek zararın fazlaya ilişkin kısmını talep ve dava hakkını saklı tutarak şimdilik 10,000,00 TL tazminatın davalı idareden tahsiline, davacıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın bedeli ödenmeksizin kesinleşen ... sınırlaması sonucunda, davacının mülkiyet hakkı Kamu Mülkiyetine dönüştüğünden istihkak davası ile mülkiyetin iadesi hukuken mümkün olmadığından Türk Medeni Kanunun 683. maddesindeki malike tanıdığı tasarruf hak ve yetkilerini kullanması imkansızlaştığından taşınmazın keşif ve bilirkişiler marifeti ile tazminatın esas değeri belirlendiğinde saklı tutulan tazminat alacağı talep ve dava edileceğinden bu hakkın saklı tutulmasına, dava tarihinden itibaren hükmedilecek tazminat alacağına kanuni faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile,
10.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davalar nisbi harca tabi davalardandır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesinin birinci cümlesinde "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır" hükmüne yer verilmiştir.
Harçlar Kanununda, harç alınması veya tamamlanması yanların isteğine bırakılmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re"sen) gözetilmesi hükme bağlanmış ve yargı
işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır. Nitekim bu ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 gün ve E: 2011/3-629, K: 2011/613 ile 23.10.2013 gün ve E: 2013/7-31, K: 2013/1481, 24.12.2013 gün ve 2013/21- 445 E. - 2013/1625 K. sayılı ilâmlarında da benimsenmiştir.
Davacı taraf, 492 sayılı Kanun kapsamında kendisi harçtan muaf olmadığı gibi, işlemi de yargı harçlarından müstesna değildir. Davacının yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre, dava değeri üzerinden nisbi tarifeye göre dava harcı ödenmedikçe eldeki davaya devam etme olanağı bulunmamaktadır. Davalı taraf harçtan muaf olsa dahi dava harcının alınması gerekir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde 10000.-TL tazminat talebinde bulunmuş, ise de; bu değer üzerinden peşin/nisbi harç yatırılmamıştır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ortaya konulan ilkeler gözardı edilerek, dava harcı tamamlanmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece; yürürlükteki harçlar tarifesi uyarınca dava edilen değer üzerinden dava harcını ödemesi konusunda davacıya usulünce süre verilip harç tamamlanırsa dava edilen miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, harcı tamamlanmayan dava dilekçesine değer verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine bu aşamada yer olmadığına 21/06/2017 günü oy birliği ile karar verildi.