23. Hukuk Dairesi 2013/8033 E. , 2014/2302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2013
NUMARASI : 2012/336-2013/221
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı yüklenici arasında imzalanan 09.03.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, teslim süresi inşaat ruhsatından itibaren 18 ay olarak kararlaştırıldığı halde, davalının sözleşme tarihinden bugüne kadar hiç bir iş yapmadığını, inşaatın süresinde bitirilmesi imkânının kalmadığını ileri sürerek, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalı, sözleşmede kararlaştırılan sürenin ruhsatın alınması ile başlayacağını, hali hazırda inşaat ruhsatı alınmamış olduğundan sürenin başlamasının söz konusu olmadığını, inşaat ruhsatı alınması için belediye nezdindeki işlemlerin devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile sözleşmenin feshine dair verilen ilk karar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi"nin 18.10.2010 taih ve 2009/4431 E., 2010/5393 K. sayılı ilamıyla, fesih talebinin değerlendirilmesi sırasında arsa üzerinde bulunan eski binanın davacı arsa sahiplerince tahliyesi, yıkımın kimin tarafından yapıldığı, bu durumun inşaat süresine etkisi, imar durumunda değişiklik olup olmadığı, sözleşme konusu inşaat yapımının imara göre mümkün olup olmadığı, davalıya verilen vekaletnameden azil işleminin olup olmadığı hususları araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı arsa sahiplerinin sözleşmeden hemen sonra 09.03.2006 tarihinde davalı yükleniciye, taşınmaz üzerinde tüm işlemleri yapma yetkisini içeren bir vekaletname verdikleri, ancak yüklenicinin hiç bir iş yapmaması üzerine 12.12.2008 tarihinde söz konusu vekaletten azlettikleri, yıkım işini davacının yaptığı, gerek arsa üzerinde bulunan taşınmazın tahliye tarihi, gerekse yıkım süresinin inşaat süresine bir etkisinin bulunmadığı, inşaat ruhsatı alınması için gerekli makul sürenin 6 ay olduğu, bu durumda teslimin en geç 09.03.2008 tarihinde gerçekleşmiş olması gerektiği, oysaki davalı yüklenicinin 06.02.2008 tarihinde inşaat ruhsatı başvurusunda bulunduğu, projenin onaylanması, ruhsat alınması ve inşaatın tamamlanmasının kalan 33 günlük sürede mümkün görülmediği, davalıya ifraz, tevhid, tefrik ve parselasyon yetkileri verilmesine rağmen tevhid şartını yerine getirmediği, bu nedenle projesinin onaylanmadığı ve inşaat izni verilmediği, imar durumunda bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Gerekçeli karar başlığında, 03.10.2007 olan dava tarihinin 26.03.2012 olarak yazılmış olması HMK"nın 304. maddesi uyarınca tarafların başvurusu üzerine veya re"sen her zaman düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, mahkamece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.