Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1443
Karar No: 2018/6001
Karar Tarihi: 25.06.2018

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2018/1443 Esas 2018/6001 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2018/1443 E.  ,  2018/6001 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

    Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-) Davacı Kurum vekili temyizi yönünden;
    21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2017 yılı için, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. Maddesindeki atıf gözetilerek, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 2.270,00 TL olarak değiştirmiştir.
    Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, HUMK"nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
    Somut olay incelendiğinde, davacı Kurum vekili tarafından, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, 2.629,38 TL kurum zararının davalıdan tahsilinin talep edildiği davada, mahkemece kısmen kabul kısmen red şeklinde hüküm kurularak, 2.432,70 TL kurum alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    Reddedilen miktarın 196,68 TL olduğu ve bu miktarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, anılan karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması mümkün değildir.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle REDDİNE,
    2-Eldeki dava, 07.10.2009 tarihli iş kazası sonucu %5 fonksiyon kaybına uğrayan sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan tedavi masraflarına ilişkin Kurum zararının 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi uyarınca davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
    5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, 4. fıkrasında, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısının, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmiştir.
    Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı işverenin % 70, sigortalı ...’nın % 30 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; aynı iş kazası nedeniyle sigortalının davalı işveren olan ... Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğüne açtığı, kusur yönünden kesinleşen maddi -manevi tazminat davasında ise, davalı işverenin % 40, sigortalının % 60 kusurlu oldukları kabul edilerek hüküm kurulduğu ve anılan hükmün kesinleştiği anlaşılmış olup, böylelikle aynı iş kazasındaki kusur oranlarında çelişki meydana gelmiştir.
    Her ne kadar şahsın tazminat davasında kesinleşen kusur raporu, davada taraf olmayan Kurum tarafından açılan eldeki rücuen tazminat davasında bağlayıcı olmasa da kuvvetli delil olarak kabul edilmektedir. Mahkemece, maddi-manevi tazminat davası ile eldeki davada kusura ilişkin bilirkişi raporlarının birbiriyle çelişkili olduğu nazara alınarak, aynı olay nedeniyle tarafların kusur oran ve aidiyetleri bakımından çelişkili kararların verilmesi olasılığının ortadan kalkması, hak ve adalet kurallarına aykırı bir sonuç ortaya çıkmaması, yargıya olan güvenin sarsılmaması yönü gözetilerek, mevcut çelişkinin giderilmesi hususunda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman olan bilirkişi heyetinden oluşa uygun kusur raporu alınmasına müteakip, sonucuna göre karar verilmelidir.
    3-Davacının çalışmasının geçtiği işyeri ünvanının "... Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü” olmasına ve davalı olarak "... Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü”nün gösterilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, davalı işverenin karar başlığında "..." olarak gösterilmesi isabetsiz olup, karar başlığına davalı işyeri unvanı tam olarak yazılmalıdır.
    Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, bu yönleri amaçlayan davalı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi