7. Ceza Dairesi 2018/4755 E. , 2018/5302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, tasfiye
Erzurum 1.Asliye Ceza Mahkemesi"nin 24.09.2013 tarihli 2013/6 Esas, 2013/673 Karar sayılı hükmünün Yargıtay Yüksek 7. Ceza Dairesi"nin 13.03.2018 tarihli 2015/3111 Esas ve 2018/2625 sayılı Kararı ile sanık hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz yasa yoluna başvurulduğu, yeniden yapılan incelemede Dairemizin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan , Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itirazı yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dosyanın 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nun 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca itiraz incelemesinin yapılması için Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na GÖNDERİLMESİNE, 15.05.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ...’ın 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinden cezalandırılmasına ilişkin Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.09.2013 tarihli kararının, sanığın temyizi üzerine Dairemizin 13.03.2018 tarih ve 2018/2625 K sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2018 tarihli itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine ilişkin sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.03.2015 tarih ve 2014/37 E, 2015/47 K sayılı İlamında da belirtildiği üzere, yapılmakta olan soruşturma sonucunda toplanan delillerin failin suçu işlediği yönünde yeterli şüphe oluşturması üzerine Cumhuriyet Savcısınca şüpheli hakkında CMK.nun 170. maddesi uyarınca iddianamenin
düzenlenmesiyle hukuki kesinti oluşmaktadır. Hakkında iddianame düzenlendikten sonra, sanık tarafından aynı suçun tekrar işlenmesi durumda, yeni ve ayrı bir suç söz konusu olacaktır.
27.09.2012 tarihinde gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara satan sanık hakkında bu eylemiyle ilgili olarak 12.12.2012 tarihinde iddianame düzenlendiği, bu iddianamenin de 02.01.2013 tarihinde mahkemece kabulüne karar verildiği olayda; 02.01.2013 tarihli iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi nedeniyle bu iddianamenin düzenlenme tarihi itibariyle hukuki kesinti oluştuğundan 15.12.2012 tarihinde gerçekleştirilen ikinci eylem ayrı bir suç olarak değerlendirilerek 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan iki ayrı hüküm kurulması gerekirken, sanığın eylemleri nedeniyle tek hüküm kurularak uygulama yeri olmayan zincirleme suç nedeniyle cezası TCK.nun 43. maddesinden artırılmıştır. Oysa yine Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.05.2013 tarih ve 2012/1392 E, 2013/274 K sayılı İlamında da belirtildiği gibi, gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara satan sanık hakkında 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 4733 sayılı Yasanın 8/4, 5237 sayılı TCK.nun 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmolunan sonuç hapis cezasının iki yılın üzerinde olması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinde düzenlenmiş olan erteleme hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sanığın eylemlerinin iki ayrı suç oluşacağının kabulü halinde, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi ile uygulama yapılmayacağından, sanık hakkında her bir eylemi için ayrı ayrı 4733 sayılı Yasanın 8/4, 5237 sayılı TCK.nun 62 ve 52/2. maddeleri uygulanarak alt sınırdan hüküm kurulması durumunda sonuç ceza 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası olacaktır. Hükmolunacak sonuç hapis cezalarının iki yılın altında olması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinde düzenlenmiş olan erteleme hükümlerinin uygulanma ihtimali oluştuğundan, sanık lehine oluşan durumun yerel mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın, gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara satma şeklinde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan 4733 sayılı Yasanın 8/4, 5237 sayılı TCK.nun 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin yerel mahkeme hükmünün ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, eylemin iki ayrı suç oluşturduğundan bahisle bozulmasına karar verilmesi yerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 15.05.2018