21. Hukuk Dairesi 2015/160 E. , 2015/12534 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan ... Merkez İlçe... Başkanı ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işyerleri olan Kooperatif ve ... nezdinde geçen 01/04/2006-09/08/2011 tarihleri arasındaki..."ya bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece açılan davanın kısmen kabulü ile “ 770 1200 300 658 sigorta sicil numaralı davacının 106 7282 sigorta sicil numaralı dahili davalı kooperatife ait işyerinde 01/04/2006- 31/03/2009 tarihleri arasında ve 107 6057 sigorta sicil numaralı davalı ..."ye ait işyerinde 15/07/2009 - 09/08/2011 tarihleri arasında dahili davalı ve davalı işyerleri tarafından kuruma bildirilen sigortalı çalışmaları düşüldükten sonra aralıksız olarak asgari ücretle hizmet aktiyle çalıştığının tespitine, bu sürelerin sigortalı sürelerinden sayılmasına, fazla talebin reddine” karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıya ait hizmet cetvelinde 10/05/2003- 13/11/2011 tarihleri arasında davacı adına toplam 1006 gün hizmet bildiriminde bulunulduğu, ihtilaf konusu dönem içerisinde 15/07/2009-13/11/2011 tarihleri arasında davalı 1076057 sicil no lu ... ünvanlı işyerince davacı adına 2009 yılı için 167 gün, 2010 yılı için 276 gün ve 2011 yılı için 313 gün eksik olarak hizmetinin bildirildiği, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacı adına başkaca bildirilmiş hizmetin olmadığı, davalı Kooperatifin 10/10/2002-30/06/2009 tarihleri arasında balık satışı faaliyetinden dolayı Kanun kapsamına alınmış olduğu, davalı ... ünvanlı işyerinin ise 15/09/2009-13/11/2011 tarihleri arasında Kanun kapsamına alınmış olduğu, ihtilaf konusu dönem davalı işyerlerine ait dönem bordrolarının getirtildiği, yapılan zabıta araştırması sonucu düzenlenen tutanak ile komşu işyeri çalışanlarının Mahkemeye bildirildiği, duruşmalarda işyerinin bordrolu çalışanı olan davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği ve tanık beyanlarının davacının çalışma sürelerine yönelik yeterli açıklığı taşımadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; Mahkemece davacının belirli dönem çalışmalarının geçtiği iddia olunan işyerinin bir kooperatif olduğu, bu itibarla işlemlerinin kayda geçmesi gerekliliği göz ardı edilerek, davalı kooperatifin kayıt ve belgeleri getirtilmeden, ücret ödeme olgusu araştırılmadan, dosyaya sunulan zabıta tutanağında adı geçen tanıklar dinlenilmeden, davacının fiili çalışmalarının hiçbir şüpheye mahal vermeyecek derecede ortaya konulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; tanık beyanlarının çalışma süreleri yönünden yeterli açıklığı taşımaması nedeniyle zabıta marifetiyle belirlenen komşu işyeri çalışanlarını dinlemek, tanıkların adreslerine ulaşılmaz veya beyanları ile yetinilmez ise Kurum"dan sorularak komşu işyeri sahipleri ile çalışanlarını tespit edip bu kişileri de dinlemek ayrıca; davalı Kooperatifin denetime tabi olduğu göz önünde bulundurularak, ihtilaflı döneme ait ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, ücret ödeme bordrolarında davacının imzasının bulunup bulunmadığını saptamak, davacının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemek, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişilerini dinlemek, davacının dönem bordrolarındaki çalışmalarının dışındaki dönemde ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgeleri getirtmek, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve haklı ve izah edilebilir bir nedene dayanıyor ise bu takdirde tanık sözlerine itibar etmek, davacının çalışmasını somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir..
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek davalılardan ... ..,... ve ..."ye iadesine
25.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.