11. Hukuk Dairesi 2020/5345 E. , 2021/6362 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
DAVACI-KARŞI
DAVALI-KARŞI
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi"nce verilen 05.02.2018 gün ve 2015-85/72 sayılı kararı bozan Daire"nin 18.12.2019 gün ve 2018-4355/8289 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının finansal piyasalarda menkul kıymet alım satımı ile iştigal eden bir yatırımcı olup müvekkili bankanında müşterisi olduğunu, 18.06.2007 tarihinde bir opsiyon taahhüdüne girdiğini, bu taahhüdü ile 5 milyon ABD dolarını 19.10.2007 tarihinde 1.3350 satış kuru üzerinden bankadan satın almayı taahhüt ettiğini, bu işlemde müvekkilinin opsiyon alıcısı, davalınında opsiyon satıcısı konumunda olduğunu, davalının bu taahhüde karşı davalıya 51.500 USD ödediğini, ancak davalının 17.08.2008 tarihinde riski kapattığını iddia ettiğini, müvekkile olan borcunun yerine getirdiği, gerçekleşen telefon kayıtlarında söz konusu pozisyonun açık olduğunun belirli olup, uyarılara rağmen kapatmadığını, zararın gerçekleşmesine yol açtığı, müvekkil banka zararının ödenmesinin istendiği, ihtar olunduğu, banka hesabındaki 478.021,91 TL alacağa mahsup edilip, bakiye 223.489,48 TL alacağının kaldığını, müvekkil banka zararı olan bu miktarın vade tarihi 19.10.2007 tarihinden itibaren akti temerrüt faizi ile ve şimdilik sözleşmenin 5. md gereğince 10.000.- TL cezai şart tutarında 19.10.2007 tarihli itirazın akti temerrüt faizi, gider ve sair vergileri ile tahsiline hükmolunması talep ve dava olunmuştur.
Davalı vekili, müvekkili ile banka arasında vadeli opsiyon işlemleri yapmak üzere sözleşmeler yapıldığını, 17.08.2007 tarihli telefonla yapılan opsiyon sözleşmesi uyarınca 19.10.2007 tarihinde 1.3350 satış kuru üzerinden 5.000.000 ABD dolarını satma hakkını 37.000 USD opsiyon primi karşılığı satın aldığını, yapılan işlemin döviz satım opsiyonu olduğunu, bankanın satıcı, müvekkilinin opsiyon alıcısı olduğunu, 18.06.2007 tarihli işlemde ise bankanın alıcı, müvekkilinin satıcı konumunda olduğunu, çalışma sisteminin belirli olduğunu, verilen talimatın müvekkiline 2. kez sorulmayıp teyidin alınamadığı, zira bir fonksiyonun olmadığını, bunun nedeninin bankaların müşteri ile yaptığı alışverişi kendi adına çevirme yolundaki kötü niyetli hareketlerinden müşteriyi korumak olup, verilen talimatların şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve net olduğunu, dava konusu işlemin yapıldığını, 18.06.2007 tarihli işlemin pozisyonunu kapamadığı iddiası ile huzurdaki davayı açtıklarını, telefon kayıtları için inceleme işleminin olduğunu, tespit dosyasında yer aldığı, oluşan durumdan bankanın sorumlu olduğunu, 17.08.2007 tarihli ters işlem ile kapandığını, bankadaki hesapta bulunan parayı vadede çekmemesi durumunu bildiği ve kabul ettiğini gösterdiğini, haksız davanın reddi ile bankanın haksız el koyduğu 478.021,91 TL"nin 19.10.2007 tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile ve cezai şart 10.000.- TL"nin yine aynı tarihten akdi temerrüt faizi ile davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, karşı davada karşı davalı hesabında bloke edilen 478.021,91 TL tutarındaki bedelin ve 10.000,00 TL cezai şartın karşı davacıya ödenmesine dair karar, davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekilinin tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 133,90 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 1.041,90 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.