Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/8419
Karar No: 2014/1850
Karar Tarihi: 12.03.2014

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/8419 Esas 2014/1850 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2013/8419 E.  ,  2014/1850 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
    TARİHİ : 06/06/2013
    NUMARASI : 2007/162-2013/321

    Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti-devrin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-

    Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatife 1994 yılında ortak olduklarını, aidatların bir kısmını bizzat ödediklerini, diğer aidatların ise alacaklı oldukları davalı kooperatifin yüklenicisi N. B. S. tarafından yatırıldığını, bu durumdan kooperatifin haberinin olduğunu, bu şahıs tarafından aidatların ödenmemesi durumunda, kendilerine kooperatif yönetimince haber verileceğini düşündüklerini, aidat borçlarının bulunması halinde ödemeye hazır olduklarını, kooperatif üyelikleri hususunda davacıların kuşkuya düşmeleri üzerine yaptıkları araştırmada ortaklık hissesinin haberleri olmadan müvekkillerinden S.. A.."un imzası taklit edilerek diğer ortak T.. A.."un da imzası olmaksızın 31.08.1999 tarihinde N. B. S., bir gün sonrasında da B. Y., en son 21.10.2004 tarihinde de M.. İ.."e devredildiğini, yapılan devirlerin geçerli olmadığını ileri sürerek,müvekkillerinin kooperatife ortak olduklarının ve B4-2 Kat 3 no"lu bağımsız bölümün müvekkillerine ait olduğunun tespiti ile kooperatif hissesinin devrine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 04.04.2012 tarihli dilekçesi ile talebini tapu iptali ve tescil olarak ıslah etmiş,01.11.2012 tarihli duruşmada ise taleplerinin zarar tazmini olduğunu belirtmiştir.
    Davalı M.. İ.. vekili, kooperatif hissesini sadece bir kişin kazanması gerektiğini, oysa davacıların iki kişi olduklarını, üye kayıt defterinde sadece S.. A.."un imzası olduğunu, diğer davacı için davanın husumetten reddinin gerektiğini, müvekkilinin hissesini B. Y. devraldığını, zamanaşımının gerçekleştiğini, iyiniyetli üçüncü kişi durumunda bulunduğunu, üyeliği devraldığı üyenin kur"a çekimi ile ayni hakka sahip olduğunu, davacıların talep hakları olsa bile bu taleplerin şahsi hak niteliğinde olacağını ve kendilerine zarar veren şahıslara yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalı kooperatif vekili, davacıların 2002 yılında kooperatif yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, bu şikayet dikkate alındığında bile devir olgusunu öğrenmelerinin beş yıl öncesinde olduğunu, sahtelik iddiasını kabul etmediklerini, buna rağmen davacıların 2002 yılında öğrendikleri kabul edilse bile bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacıların aradan çok uzun süre geçmesine rağmen kooperatifi arayıp sormadıklarını, genel kurullara katılmadıklarını, aidatlar konusunda kooperatife başvurmadıklarını, tek hisseye iki kişi sahip ise mümesssil tayin edilmemesi durumunda birinin yaptığı işlemin diğerini de bağlayacağını, davacıların kooperatif üyeliğinin usulsüz devredildiğine ilişkin savcılığa iki defa başvuru yaptıklarını, takipsizlik kararı verildiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı vekilinin 04.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı tapu iptal ve tescil davası olarak ıslah ettiği ancak ıslah harcını yatırmadığı ve yatırmayacağını, davaya davacılar tarafından ödenen aidatların tahsiline yönelik alacak davası olarak devam ettiğini belirttiği, aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden davaya alacak davası olarak devam edilmesi yolundaki talebin kabul görmediği, ayrıca davaya tapu iptal davası olarak devam edilmesi hususundaki ıslah dilekçesinin harcı da yatırılmadığından, bu ıslah talebinin de kabul görmediği, dava dilekçesinde belirtilen taleplerin esas alındığı, davacıların kooperatif aidatlarını ödemedikleri, olayların gelişim şekli itibarı ile hisse devrinden haberdar olmalarına rağmen aradan uzun süre geçmesine rağmen hukuki yollara başvurmadıkları, devre dolaylı olarak rıza gösterdikleri, davalı M.. İ..i"nin iyiniyetli olarak hisseyi devraldığını, davacıların kooperatif üyeliklerinin sona erdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
    Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK"nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir.
    Somut olayda, davacılara ait payın devri sebebiyle 31.08.1999 tarihinde yönetim kurulunun N. B. S. üyeliğe kabul ettiği, davanın 26.04.2007 tarihinde açıldığı, aidat yükümlülüğü bulunan davacıların kendi beyanları ve tüm dosya kapsamı ile 1997 yılından bu yana aidat ödemedikleri ve uzun süre kooperatife uğramadıkları, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmedikleri anlaşıldığından, davacıların üyeliğin sona erdiğini zımnen kabul ettikleri, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiklerini benimsedikleri ve eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradelerini yansıttıkları görüldüğünden açılan davanın bu nedenlerle TMK"nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü açıktır.
    Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi