
Esas No: 2022/369
Karar No: 2022/6928
Karar Tarihi: 08.06.2022
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/369 Esas 2022/6928 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlanmıştır. Borçlu, imzaya itiraz etmiş ve mahkemece imzanın borçlulara ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle icra takibi durdurulmuştur. Ancak, alacaklı ve borçlu tarafın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. İmza itirazında, ispat külfeti alacaklıdadır. Dosyada bulunan raporlar imzanın borçluların eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmemiştir. Bu nedenle, mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmekte ve rapora göre karar verilmesi gerektiği belirtilmektedir. Kararda, İİK'nun 168/4. maddesi ve HGK'nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı ile imza itirazında ispat külfetinin alacaklıda olduğu, İİK'nun 364/2. maddesi ve HMK'nun 373/1. maddesi ise temyize ilişkin hükümleri düzenlemektedir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun İİK'nun 168/4. maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, imzaya itiraz ettiği, mahkemece ispat yükü kendisinde olan alacaklı tarafça imzanın borçlulara ait olduğu hususu ispatlanamadığından, dosya arasındaki raporların borçlular lehine yorumlanması zorunlu olduğu gerekçesi ile imza itirazının kabulüne ve icra takip dosyasının davacı borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği alacaklı ve borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce esası incelendikten sonra alacaklı ve borçlu tarafın istinaf başvurularının HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İmza itirazında, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK'nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı).
Somut olayda; ... Jandarma Kriminal Laboratuar Amirliğin’den alınan 04.09.2018 tarihli raporda; "İnceleme konusu çek üzerinde "... İNŞAAT EMLAK TURİZM GIDA TİC. LTD. ŞTİ." adına atfen atılı bulunan keşide ve keşide tarihi bölümünde bulunan düzeltme imzası ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, imzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketlerinin yapılışı, imzalar içerisindeki dikey çıkış hareketlerinin yapılışı yönünden benzerlikler görülmüş olup, söz konusu imzaların ... eli ürünü olabileceğinin" bildirildiği, borçlu tarafından mahkemeye ibraz edilen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/4234 soruşturma no'lu dosyasında aldırılan Adli Tıp Kurumunun 12.03.2020 tarihli raporunda, imzaların ...’nin eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespite gidilemediğinin bildirildiği, itiraz üzerine alınan 2 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise ''çek üzerinde atılı keşideci imzasının ve çekin keşide tarihi hanesinde atılı bulunan düzeltme imzasının ... elinden çıktığının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğu'' kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Bunun üzerine alacaklının yeniden rapor alınması talebinde bulunduğu görülmüştür.
Dosyada bulunan her üç raporda, imzanın borçluların eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmemiştir. Mahkemece, bu raporlar hükme esas alınarak itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, kesin kanaat bildirmeyen mevcut raporlara göre sonuca gidilemez.
O halde, alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğine göre; mahkemece ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralı nazara alınarak ilk derece mahkemesince bilirkişi raporlarındaki çelişkili tespitlerin giderilmesi için yeniden ehil bilirkişilerden oluşacak bir heyetten kuşkudan uzak, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirecek nitelikte bulunmayan raporlar hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi ve alacaklının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 10/11/2021 tarih ve 2021/2648 E. - 2021/2477 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve ... İcra Hukuk Mahkemesinin 18/03/2021 tarih ve 2019/157 E. - 2021/181 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
...
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.