Abaküs Yazılım
14. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/2943
Karar No: 2021/4187

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı - kişiyi hürriyetinden yoksun kılma - Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2020/2943 Esas 2021/4187 Karar Sayılı İlamı

 

 

14. Ceza Dairesi         2020/2943 E.  ,  2021/4187 K.

  •  


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanık ...), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar)
HÜKÜM : Sanık ...’un kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve sanıklar ..., ... ile ..."in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerine

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği,hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Soruşturma evresinde sorgu hakimliğinde ifade veren sanığın, olay tarihinde mağdurenin on sekiz yaşından büyük olduğunu bildiği yönündeki savunması, mağdurenin ifadeleri, doktor raporları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suç tarihinde mağdureyle cebir veya tehdit olmaksızın cinsel ilişkiye giren sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, buna göre eylemin aynı Kanunun 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin duruşmada şikayetinden vazgeçtiği gözetilerek bu suçtan görülen davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.06.2021 tarihinde Başkan ... ile Üye ..."un karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ...’un 15.10.1992 doğumlu mağdureyi evlenmek için ailesinden istediği ancak mağdurenin bu evliliğe razı olmadığı, 30.08.2009 günü sanığın yanına diğer sanıklar ..., ... ile ...’i de alarak araçla Afyonkarahisar İli ... Köyüne gittikleri, burada servis aracıyla evinin önüne gelerek aşağı inen mağdureyi sanıklar ... ile ...’nin zorla kaçırmak istedikleri, ...’un kendilerine direnen mağdureyi saçından tutarak sürüklediği ve diğer sanıklar ... ile ...’nin de ona yardım ettiği, bu şekilde mağdureyi sanık ...’ın kullandığı araca zorla bindirerek kaçırdıkları sırada kendilerine engel olmak isteyen tanıkları silahla tehdit ettikleri,zorla kaçırılan mağdurenin Çay ilçesinde bir eve götürüldüğü, sanık ...’un burada vajinal yoldan zorla organ sokmak suretiyle mağdureyle cinsel ilişkiye girerek kızlığını bozduğu, birkaç ev değiştirip buralarda da defalarca mağdureye organ sokarak zorla cinsel istismarda bulunan sanık ...’un 05.10. 2009 gününe kadar zorla tutmaya devam ettiği, sanığın işlediği suçlar sonucu ruh ve beden sağlığı bozulan mağdurenin kendisiyle evleneceğini düşünerek bırakmaya ikna edildiği, sonradan da tehditlerde bulunan sanık ... ile ailesinin baskısına direnemeyen mağdurenin 06.01.2010 günü resmen evlenmek zorunda kaldığı dava dosyasındaki tanık beyanları, tevilli sanık ikrarları, doktor ve adli tıp raporları, mağdurenin oluş konusunda tutarlı, ayrıntılı, istikrarlı, dellilerle de doğrulanan beyanından anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 30.08.2009 ila 05.10.2009 günleri arasında zorla uzun süre tutulup ruh ve beden sağlığı suçtan dolayı bozulan mağdureye karşı kızlığını bozarak birden fazla cinsel istismar suçunu işlediğini ikrar eden sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde anılan maddeyi tatbik etmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığı için bu husus bozma konusu yapılamayacaktır.
Sanıklar ..., ..., ... ile ... haklarında zorla ve cinsel amaçla birden fazla kişiyle birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen cezalar onanırken sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması hukuka aykırıdır.
Sanık ...’un 30.08.2009 günü diğer sanıklarla birlikte mağdureyi zorla kaçırarak tenha bir eve götürdüğü ve burada tutup defalarca mağdureye zorla organ sokarak nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği konusunda hiçbir ihtilaf ve sübut sorunu yoktur. Adı geçen sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükmü onanarak kesinleşmiş iken yine zorla kaçırılıp tutulduğu kabul edilen mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun hata sonucu işlendiğini kabul etmek açık bir çelişki ve tutarsızlıktır. Bozma ilamı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında birbirine çelişik iki farklı durumu ihtiva etmektedir.
İlk olarak bozma ilamındaki kabule göre sanığın olay tarihinde mağdureyi on sekiz yaşından büyük bildiği savunmasına itibar edilse bile zorla işlenen fiil suç olmaya devam edecek ve cinsel saldırı suçu oluşacaktır. On sekiz yaşından büyük mağdure rızasıyla cinsel ilişkiye girmiş kabul edilirse bu defa TCK’nın 104/1. maddesindeki suçta oluşmayacaktır. Bu nedenle bozma ilamı kendi içinde çelişkili ve tutarsızdır.
İkinci olarak tanıklar gibi mağdure de davanın bütün aşamalarında olayın zorla işlendiğini ileri sürmüş olup, esasen zorla kaçırılarak uzun süre tutulduğu konusunda hiç bir şüphe yoktur. 30.08.2009-05.10.2009 günleri arasında kaçırılıp zorla tutulan mağdureye jandarma ulaşamamış, izini bulamamış ve onu kurtaramamıştır. Mağdure 05.10.2009 günü Cumhuriyet Savcısına ifadesini veremeyecek kadar olay nedeniyle tepkili ve ruhen çökmüş durumdadır. Mağdure olaydan sonra bile sanığa karşı korunamamış ve tehditle resmi evlilik yapmak zorunda kalmıştır.
Son olarak TCK’nın 30 maddesinde yazılı hata hükümlerinin şartları oluşmadığı için bu davada uygulama yeri yoktur. Doktrindeki hakim düşünceye ve Dairenin yerleşik uygulamasına göre zorla işlenen cinsel istismar suçlarında hata iddiasına itibar edilmemektedir. Mağdureyi birkaç kişiyle birlikte zorla kaçırıp birçok kez tecavüz eden ve çaresiz bırakarak evlenmeye zorlayan sanık hakkında hata hükümleri uygulanamaz. Sanığın olay günü diğer sanıklarla birlikte mağdureyi zorla kaçırdığı ve zorla nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğu halde mağdurenin zorla evlenmek mecburiyetinde kalması ve sonradan çocuklarının doğması işlenmiş suçu hukuka uygun hale getirerek ceza sorumluluğunu ortadan kaldıramaz. Bu davada TCK’nın 30. maddesinin uygulama yeri olmadığından sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının onanması yerine hata hükümlerinin tatbiki gerektiğinden bahisle bozulması yönünde ortaya çıkan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.

 

 

 

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi