
Esas No: 2016/122
Karar No: 2016/230
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/122 Esas 2016/230 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık ..."ın 5237 sayılı TCK"nun 188/3, 62, 52, 53, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 5.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluğuna, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye ilişkin, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.09.2014 gün ve 169-264 sayılı hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 24.02.2015 gün ve 10853-18741 sayı ile;
"Sanığın, hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeyen sanık ..."in telefonunda "Alman" ismiyle kayıtlı olan ve sanık ..."in kullandığını belirttiği 0531 294 49 50 numaralı hattın kendisine ait olmadığını söylediği ve iletişim tespit tutanaklarından da bu hattın ... adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından; hat sahibi ..."ün tanık olarak dinlenmesi ve kendisinden belirtilen numarayı kullanması için suç tarihinden önce sanığa verip vermediğinin sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kuruması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyan yerel mahkeme tarafından 06.05.2015 gün ve 127-189 sayı ile; sanığın 5237 sayılı TCK"nun 188/3, 62, 52, 53, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 5.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluğuna, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye karar verilmiş,
Hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 23.10.2015 gün ve 4149-32658 sayı ile;
“Tanık Bülent"in beyanı da dikkate alınarak; bu kişi adına kayıtlı olduğu belirtilen, olay tarihi ve öncesi sanığın konuştuğu ileri sürülen 0531 294 49 50 numaralı GSM hattının ... isimli kişi adına abone kaydı yapılırken alınan veya düzenlenen belgeler içinde abonenin el yazısı ve imzasının bulunduğu belge asıllarının getirtilerek sanıktan bu yazı ve imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylediği takdirde, sanığın huzurda alınacak yazı ve imza örnekleri ile suç tarihine yakın tarihlerde resmi makamlara verdiği el yazısı ve imzasının bulunduğu belge asıllarının abonelik kaydına ilişkin belgelerle karşılaştırılarak bu belgelerdeki yazı ve imzanın sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkeme ise 23.12.2015 gün ve 444-518 sayı ile;
"...Dosyada bulunan tespit ve deliller değerlendirildiğinde;
1-Sanık ... uyuşturucu madde naklederken yakalanmış, suçunu ikrar etmiş, suç konusu uyuşturucu maddeyi kendisine "Alman" lakaplı sanık ..."ın tedarik ettiğini belirtmiştir. Sanık ... hakkında mahkememizin 08.09.2014 tarih 2014/169 esas ve 2014/264 karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına yönelik kurulan hüküm kesinleşmiş, sanık ..."ın ise aynı karardaki cezalandırılmasına ilişkin hüküm, sanık tarafından kullanıldığı kabul edilen 0 531 294 49 50 numaralı telefonun hat sahibi olarak gözüken ..."ün tanık olarak dinlenmesi ve bu numaralı hattı kullanması için sanığa verip vermediğinin tespiti cihetiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak ... dinlenmiş, ilgili hattın kendisine ait olmadığını, adına sahte olarak oluşturulmuş olabileceğini belirtmiştir.
2-Sanık ... yakalandığında üzerinde bulunan telefon incelenmiş, inceleme tutanağından anlaşıldığı üzere, sanık ..."ın telefon fihristinde 0 531 294 49 50 numaralı telefonun "Alman" adına kayıt edildiği ve bununla görüşme yapıldığı belirlenmiştir.
3-Sanık ..., kendi telefonunda "Alman" ismine kayıtlı 0 531 294 49 50 numaralı telefonu kullanan kişiden uyuşturucu maddeyi tedarik ettiğini belirtmiş, bu kişinin de segbis üzerinden yapılan yüzleştirmede sanık ... olduğunu açıkça teşhis etmiştir. Sanık ... ile ... arasında bir husumet bulunmamaktadır. Sanık ..."ın bir an için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla ..."ın ismini verdiği düşünüldüğünde, ..."ın bu telefonun ölen arkadaşı ..."a ait olduğuna ilişkin beyanının ... tarafından doğrulanması halinde dahi etkin pişmanlıktan faydalanacağı, bu kişinin ölmüş olması nedeni ile aksinin ispat edilemeyeceği, bu yolun daha kolay olduğu, ancak sanık ..."ın ısrarla uyuşturucu maddeyi temin edenin sanık ... olduğunu tüm aşamalarda belirttiği görülmüştür. Yine sanık ..., kendisinin Almanya doğumlu olduğunu ve Almancı olarak anıldığını açıklamıştır.
4-Sanık ..., uyuşturucu madde yakalatan sanık ..."ı Mehmet ismiyle tanıdığını, araba alışverişi konusunda telefonla görüşmelerinin olduğunu, bu görüşmeleri kendi kullandığı 0 534 703 52 83 numaralı telefon ile yaptığını belirtmiş, sanık ... ise ... ile görüşmelerinin kendisinin kullandığı 0 535 378 77 26 numaralı telefon ile, İbrahim kullandığı kendi telefonunda "Alman" adına kayıtlı 0 531 294 49 50 numaralı telefonla yaptığını belirtmiştir.
Mahkememizce celp edilen 0 531 294 49 50, 0 534 703 52 83, 0 535 378 77 26 numaralı telefon kayıtları incelendiğinde;
0 531 294 49 50 numaralı telefon ile ..."ın kullandığı 0 535 378 77 26 numaralı telefonların 05.02.2014 saat 14.53"te, saat 17.05"te, saat 18.20"de, saat 18.39"da, saat 19.28"de, 06.02.2014 günü saat 08.47"de görüşme ve mesajlaşma yaptıkları tespit edilmiştir.
Sanık ..."ın kullandığını belirttiği 0 534 703 52 83 numaralı telefon ile sanık ..."ın kullandığı 0 535 378 77 26 numaralı telefonlar arasında görüşme tespit edilememiştir. Oysa sanık ..., kullandığı bu telefonla ... ile görüşme yaptığını belirtmiştir. Bu durum, sanık ..."ın beyanının doğru olmadığını açıkça göstermektedir. Her iki sanıkta görüşme yaptıklarını kabul etmişlerdir. Bu durumda bu görüşmenin ..."ın ifadesinde belirttiği gibi, kullandığı 0 535 378 77 26 numaralı telefon ile sanık ..."ın kullanmadığını belirttiği ancak ... tarafından sanık ..."ın kullandığını açıkladığı 0 531 294 49 50 numaralı telefon arasında yapıldığı kayıtlarca sabittir.
Sanık ..."ın kullanmadığını belirttiği 0 531 294 49 50 numaralı telefon ve sanık ..."ın kullandığını belirttiği 0 534 703 52 83 numaralı telefon arasında çok sayıda görüşme olduğu açıktır. Bu durum da, sanık ..."ın 0 531 294 49 50 numaralı telefonu bizzat kullandığı ya da yakınlarında bulunan kişilerce kullanıldığı, olay tarihinde de sanık ... ile görüşmede kullanıldığını doğrulamaktadır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.10.2015 tarih ve 2015/4149-2015/32658 sayılı kararında; 0 531 294 49 50 numaralı telefonun aboneliğine ilişkin abonelik kayıtlarının celp edilerek, sahte kayıt yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise abone kayıtlarındaki imza ve yazıların sanık ..."ın eli ürünü olup olmadığının tespitinin gerektiğini, bu hususun eksik araştırma olduğunu belirtmiş ise de; dosyada toplanan delil durumu ile bozma ilamında belirtilen hususun yerine getirildiğinde alınabilecek sonuçlar dikkate alındığında, yargılamaya bir katkı sağlamayacağı açıktır.
Şöyle ki; bilindiği üzere ülkemizde telefon abone kayıtlarında düzenli bir sistem bulunmamakta, telefonların çoğu zaman adına kayıtlı kişiler dışında kullanıldığı görülmektedir. Özellikle suç işleyen kişiler ve suç örgütleri hiç bir zaman kendileri adına telefon aboneliği yaptırmamaktadır. Telefon aboneliğinin doğruluğunu ve kullanımını denetleyen bir sistem de mevcut değildir. Yargılama konusu olayda suçunu kabul eden sanık ..."ın kullandığı telefonun da olayla hiç ilgisi olmayan üçüncü kişi Turan Anadol adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle sanık ..."ın haberleşmede kullandığı, mahkemece yukarıda açıklamalarda tespit edilen 0 531 294 49 50 numaralı hattın kimin adına kayıtlı olduğunun, bu hattın sahte kayıt olarak oluşturulup oluşturulmadığının, uyuşturucu madde ticareti suçunun sübutu ile doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu hattın ... dışında 3. kişiler tarafından sahte abonelikle ya da gerçekten hat sahibi gözüken Mehmet Gün adına oluşturulmuş olmasının sonuca bir etkisi yoktur. Sanık ..."ın ya da onun savunmasında belirttiği ... isimli kişinin bu telefonu devamlı kullanıp kullanmamasının da suçun sübutu sonucuna etki etmeyeceği açıktır. Sanık ..., bu hattı arkadaşı olduğunu belirttiği ... isimli kişiden alıp kullanmış olabileceği gibi, devamlı olarak kendisi de kullanmış olabilir. Kaldı ki bu durum dosyada esas delil değildir. Suçu ikrar eden ve uyuşturucuyu sanık ..."dan aldığını belirten sanık ..."ın beyanlarının ve teşhisinin yerinde olup olmadığının, sanık ... ile bağlantısının bulunup bulunmadığını denetlemeye yarayan yan delildir. Çünkü ..., uyuşturucu maddeyi aldığı, telefonunda "Alman" adıyla kaydettiği kişinin ... olduğunu belirtmiş ve teşhis etmiştir. Bu beyanları da telefon kayıtları ile doğrulanmıştır. ..."da ..."la telefonla görüştüğünü kabul etmiş ancak; kullandığını belirttiği 0 534 703 52 83 numaralı telefonun sanık ..."ın kullandığı telefonla görüşmediği anlaşılmıştır. Sanık ... bu sabit durum karşısında acaba hangi telefonla ..."la görüşmüştür sorusu sorulduğunda, ..."ın 0 531 291 49 50 numaralı telefonla görüştüğüne ilişkin cevabi beyanı kayıtlarca doğrulanmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, sanık ..."ın, ..."ın yakalatmış olduğu uyuşturucu maddeyi tedarik eden kişi olduğu, sanık ..."ın açık görüntülü teşhisi, beyanı, bu beyanları doğrulayan telefon fihrist kayıtları, telefon görüşme kayıtları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle direnerek, önceki hüküm gibi karar vermiştir.
Bu hükmün de sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 gün ve 3823 sayılı “onama” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, inceleme sanık ... hakkındaki hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyetine ilişkin yerel mahkeme hükmünün, eksik araştırmaya dayalı olarak verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
07.02.2014 tarihinde kolluk görevlilerince Kayseri-Malatya karayolu üzerinde yapılan uygulama sırasında, hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen diğer sanık ..."ın kullandığı araçla uygulama noktasına giriş yaptığı, görevlilerce araçta yapılan arama sonucu üç parça halinde toplam 3.440 gram esrarın ele geçirildiği, suç konusu esrarın paketlenmesinde kullanılan malzemeler üzerinde yapılan incelemede vücut izi tespit edilemediği, aracın 06.02.2014 tarihinde ... tarafından Elazığ"daki bir rent a cardan kiralandığı,
07.01.2014-07.03.2014 tarihleri arasındaki telefon görüşmelerine ilişkin HTS kayıtlarına göre; ..."ın, cep telefonunda "Alman" olarak kayıtlı, sanık ... tarafından kullanıldığını iddia ettiği ve ... adına abone kaydı bulunan 531 294 4950 numaralı telefonu kullanan kişiyle 05.02.2014 tarihinde dört görüşme ve bir mesajlaşma, 06.02.2014 tarihinde ise bir görüşme yaptığı, sanık ..."in adına kayıtlı 534 703 5283 numaralı hatla, ... adına kayıtlı hat arasında elli iki kez görüşme yapıldığı, sanık ... adına kayıtlı hat ile ..."ın kullandığı hatlar arasında ise belirtilen tarihler arasında telefon görüşmesi kaydının bulunmadığı,
Sanık ..."ın, ... adına kayıtlı telefonun kullanıcısı olduğunu ileri sürdüğü ..."ın 30.07.2014 tarihinde vefat ettiği,
Anlaşılmaktadır.
Tanık ...; sanık ... ve ..."ı tanımadığını, 531 294 49 50 numaralı telefon hattının kendisine ait olmadığını, 2014 yılı Ocak ayında işyerinden birçok belge ve nüfus cüzdanının çalındığını, bu şekilde adına hat çıkarılmış olabileceğini ifade etmiş,
Hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşen ... kollukta; İzmir"de ikamet eden akrabasının vefatı nedeniyle taziyeye gitmek için 06.02.2014 tarihinde araç kiraladığını, eşyalarının bulunduğu valizi aracın bagajına koyup evine uyumaya gittiğini, aracın anahtarını kimseye vermediğini, 07.02.2014 tarihinde yola çıktığını, Kayseri"ye geldiğinde kolluk görevlilerince kullandığı araçta esrar ele geçirildiğini, ele geçen esrarla ilgisinin olmadığını ve esrarı araca kimin koyduğunu bilmediğini söylemiş,
08.02.2014 tarihinde savcılıkta ve sorguda; İzmir"e giderken Malatya Otogarının çıkışında tanımadığı bir şahsın el kaldırması üzerine yardım maksadıyla durduğunu, şahsın Antalya"ya bir eşya göndermek istediğini söyleyip, bu eşyayı götürmesi karşılığında 3.000 Lira vermeyi teklif etmesi üzerine teklifi kabul ettiğini, şahsın Antalya"da eşyayı teslim edeceği kişilere ulaşması için iki tane cep telefonu numarası verdiğini, bu numaraları telefonuna “Antalya ve Antalya 1” şeklinde kaydettiğini, şahsın eşyayı bagaja koyduğunu, bu şahıstan herhangi bir para veya cep telefonu almadığını, eşyanın uyuşturucu madde olduğunu bilmediğini beyan etmiş,
20.02.2014 tarihinde savcılıkta; daha önce verdiği ifadelerinin doğru olmadığını, yaklaşık bir yıl önce lakabı "Alman İbo" olan sanık ..."la tanıştığını, sanığın numarasının telefonunda “Alman” olarak kayıtlı olduğunu, 05.02.2014 tarihinde sanığın kendisini cep telefonundan arayarak “seninle bir işim var, gel görüşelim” dediğini, bir gün sonra sabah saatlerinde bir çorbacıda buluştuklarını, sanığın kendisine vereceği eşyaları Antalya"ya götürerek cep telefonu numarasını bildireceği kişilere teslim etmesi karşılığında 3.000 Lira teklif ettiğini, teklifi kabul ettiğini, sanık ..."in iki adet cep telefonu numarası verdiğini, bu numaraları cep telefonuna "Antalya veya Antalya 1-2" şeklinde kaydettiğini, sanığın araç kiralaması için verdiği parayla üç günlüğüne araç kiraladığını, aynı gün sanığın kendisini telefonla araması üzerine minibüs duraklarının olduğu yerde bir araya geldiklerini, sanığın aracı götürüp eşyaları yükleyerek geri getirdiğini, sanığa poşetlerde ne olduğunu sorduğunda “önemli bir şey değil” şeklinde cevap verdiğini, sanığın 07.02.2014 günü sabahleyin 08.00 sıralarında telefonla arayarak yola çıkmasını söylediğini, yola çıktıktan sonra Kayseri"de yakalandığını, araçta esrar olduğunu bilmediğini anlatmış,
Mahkemede; sanık ..."in uyuşturucu maddeyi kendisine Elazığ Otogarında verdiğini, kendisinin de borçlarını kapatmak için kabul ettiğini, uyuşturucu maddeyi Antalya"ya götüreceğini, sanıkla telefonda şifreli görüşmelerinin olduğunu, aralarında araba alışverişi olmadığını, sanık ..."in kendisine “Mehmet” şeklinde hitap ettiğini, cep telefonunda “Alman” olarak kayıtlı numarayı sanık ..."in kullandığını, sanık ile bu numaradan görüştüğünü, ... ve ..."ü tanımadığını belirtmiş ve sanık ..."ı teşhis etmiş,
Sanık ... kollukta; ..."ı ismen tanımadığını ancak görse tanıyabileceğini, yaklaşık onbeş onaltı sene uyuşturucu madde kullandığını, son bir buçuk yıldır kullanmadığını, ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgisinin olmadığını,
Mahkemede; ..."ı “Mehmet” olarak tanıdığını, bu kişiyle telefon görüşmeleri yaptığını ancak telefon görüşmelerinin araba alım satımı ile ilgili olduğunu, kendisinin adına kayıtlı hattı kullandığını ve Cem"le bu hattan görüştüğünü, 531 294 4950 numaralı hattın kendisine ait olmadığını, bu hattın ... isimli kişiye ait olduğunu, ..."ü tanımadığını, Almanya doğumlu olduğu için kendisine Almancı denildiğini, suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur.
Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektedir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir değişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşen diğer sanık ..."ın kullandığı araçta ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgili olarak ilk ifadesinde; aracına uyuşturucu maddeyi kimin koyduğunu bilmediğini, daha sonraki ifadelerinde uyuşturucu maddeyi yolda tanımadığı bir şahsın koyduğunu, yakalandıktan onüç gün sonra ise suç konusu uyuşturucu maddeyi suç tarihi ve öncesinde telefon görüşmeleri yaptığı, cep telefonunda “Alman” olarak kayıtlı 0531 294 4950 numaralı hat kullanıcısı sanık ..."in verdiğini, kendisinin de 3000 Lira karşılığında Antalya"ya götürdüğünü söylemesi, sanık ..."in ise tüm aşamalarda bu numaranın kendisi tarafından kullanılmadığını belirterek suçlamaları kabul etmemesi, ..."ın sanık ... tarafından kullanıldığını belirttiği hattın tanık ... adına kayıtlı olması, sanık ..."in kendisinin kullandığını kabul ettiği adına kayıtlı hat ile ... tarafından kullanılan hat arasında suç tarihlerinde herhangi bir görüşme kaydı bulunmaması, ancak her iki hat ile tanık ... adına kayıtlı hattın kullanıcısı arasında telefon görüşmeleri yapılması, tanık ..."ün ise sanık ... ile ..."ı tanımadığını, suç tarihinden bir ay önce işyerinden nüfus cüzdanının çalındığını, bu şekilde adına hat çıkarılmış olabileceğini ifade etmesi karşısında, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm delillerin toplanması ve tartışılmasının zorunlu olduğu cihetle inceleme dışı sanık ..."ın, suç tarihi ile öncesinde konuştuğunu belirttiği tanık ... adına kayıtlı olan hatla sanık ... arasında bağlantı olup olmadığının saptanabilmesi bakımından, Özel Daire bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan onüç Genel Kurul Üyesi; "yerel mahkeme direnme hükmünün isabetli olduğu" görüşüyle karşıoy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 gün ve 444-518 sayılı direnme hükmünün, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2016 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.