Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/15138
Karar No: 2016/6535

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/15138 Esas 2016/6535 Karar Sayılı İlamı

2. Hukuk Dairesi         2015/15138 E.  ,  2016/6535 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Boşanma

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından kişisel ilişki, tazminatların miktarı ve tazminatlara uygulanan faizin başlangıç tarihi yönünden, davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    1-Davacı kadının temyiz itirazları;
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrasında "Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete"de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin", aynı maddenin (2.) fıkrasında da, "Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı" öngörüldüğünden, temyiz isteğinin incelenmesinde 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümleri uygulanmıştır.
    Temyiz edilen karar temyiz eden davacıya 26.05.2015 günü tebliğ edilmiş ve fakat söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK m. 432) on beş günlük süre geçtikten sonra 11.06.2015 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir.
    Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432. maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
    Ne var ki aile mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay"a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay"ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca (1.6.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayı ile) karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple davacının temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
    2-Davalı erkeğin temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;
    a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, d
    avalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
    b-Davacı kadının dava dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminat, ödemiş olduğu kredi kartı borçlarına ilişkindir. Bu istek, boşanmanın eki niteliğindeki maddi tazminat (TMK m. 174/1) olmadığından ayrıca nispi harca tabidir. Dava açılırken alınan başvuru harcı, dava dilekçesindeki isteklerin tümünü kapsar. Nispi harç tamamlattırılmadan müteakip işlemler yapılamaz. O halde davacı kadının ödemiş olduğu kredi kartı borçlarına yönelik talep ettiği bedeli açıklattırılmalı, bu bedel üzerinden nispi harcın peşin kısmının yatırılması için davacıya usulüne uygun olarak süre verilmeli, (Harçlar Kanunu m. 30-32) harç noksanlığı giderildiği takdirde, görev hususu da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-(b). bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2-(a). bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davacı kadının temyiz dilekçesinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 31.03.2016 (Perş.)

    KARŞI OY YAZISI
    Davacı tarafından açılan boşanma davası mahkemece kabul edilmiş, tarafların boşanmasına, müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye bırakılmasına, çocuk için 250,00 TL iştirak, kadın için 250,00 TL yoksulluk nafakası ile 6.000,00 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    Mahkeme hükmü davacı kadın tarafından kişisel ilişki, lehine hükmedilen tazminatların miktarı ve tazminatlara uygulanan faizin başlangıç tarihi yönünden, davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmiştir.
    Dairemizce kadının temyizi süresinde olmadığından reddedilmiş, erkeğin temyiz itirazlarının incelemesinde ise, “davacı kadının talep ettiği tazminatın ödemiş olduğu kredi borçlarına ilişkin olduğu, boşanmanın fer"ilerinden olan maddi tazminat niteliğinde olmadığı, nispi harca tabi olduğu” belirtilerek “nispi harcın kadına tamamlattırılması, tamamlanması halinde görev hususu da düşünülerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Gerçekten de davacı kadının boşanmanın fer"isi niteliğinde bir maddi tazminat talebi bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi uyarınca kadın lehine 6.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Kadının talebi olmadığı halde (HMK m. 26) maddi tazminata hükmedilmesi bozma nedenidir. Davalı erkek bu hususu temyiz ettiğine göre, mahkeme hükmünün bu yönden bozulması gerekir.
    Bilindiği üzere taraflardan yalnız birinin temyiz etmiş olduğu hüküm, temyiz eden tarafın aleyhine bozulamaz. Buna aleyhe bozma yasağı denilmektedir. Somut olayda kadının temyiz istemi reddedildiğine göre, hükmedilen maddi tazminat kadın tarafından temyiz edilmemiştir. Bir başka deyişle kadının, talep ettiği tazminatın ödemiş olduğu kredi borçlarına ilişkin olduğu, boşanmanın fer"ilerinden olan maddi tazminat niteliğinde olmadığı yönünde usulüne uygun bir temyizi bulunmamaktadır. Hüküm yalnızca davalı erkek tarafından temyiz edildiğine, kadının temyizi bulunmadığına göre, erkek lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı nedeniyle davalının aleyhine sonuç doğuracak şekilde hükmün bozulması mümkün değildir. Zira mahkemece bozmaya uyulması ve nispi harcın tamamlattırılması sonucu talebin aynen kabulü halinde temyiz eden erkeğin aleyhine bir durum doğacaktır. Bunun da hukuken kabul edilmesi mümkün değildir.
    Sonuç olarak, kadının boşanmanın fer"isi niteliğinde maddi tazminat talebi bulunmadığı halde maddi tazminata hükmedilmiş olması nedeniyle mahkeme hükmünün bozulması gerektiğini, sayın çoğunluk bozmasının aleyhe bozma yasağını ihlal niteliğinde olacağını düşündüğümden değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi