22. Hukuk Dairesi 2017/16336 E. , 2018/24448 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 02.05.1996 tarihinde apartman görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 28.06.2001 tarihinde emekli olduğunu, ancak emekli olduktan sonra da aynı apartmanda aynı şartlarda çalışmaya devam ettiğini, sürekli çalışanın müvekkili olmasına rağmen son iki yılda müvekkilinin eşi Ayşe ...’in kısmi zamanlı çalışıyor gibi gösterilerek sigortasının yatırıldığını, iş sözleşmesinin davalı işverence 03.02.2014 tarihinde haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının davalı işyerindeki hizmet süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş hukukunda çalışma olgusunu ve hizmet süresini ispat yükü, bunu iddia eden işçiye düşer. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Çalışmanın ispatı konusunda, SGK ve işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Özellikle iddia edilen çalışma döneminde SGK kayıtlarındaki işverenlerin araştırılması ve kayden görünen işverenlerle işçi arasında iş görme ediminin yerine getirilip getirilmediği, kaydın ne şekilde oluştuğu araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Somut olayda, davacı işçi, davalı apartman işyerinde 02.05.1996 – 03.02.2014 tarihleri arasında apartman görevlisi olarak çalıştığını, 28.06.2001 tarihinde emekli olduğunu ancak çalışmaya devam ettiğini, sürekli olarak çalışmasına rağmen son iki yılda eşinin kısmi zamanlı çalışıyor gibi gösterilerek sigortasının yatırıldığını ileri sürmüş, davalı işveren ise; davacının üç dönem çalışmasının bulunduğunu, birinci dönem çalışmasının 01.06.1997-28.06.2001 tarihleri arasında olup bu dönem çalışmasının emeklilik nedeniyle son bulduğunu, ikinci dönem çalışmasının 01.07.2001-01.03.2004 tarihleri arasında olup bu dönemde ise davacının işten kendi isteği ile ayrıldığını, son dönem çalışmasının ise 01.07.2008-30.04.2012 tarihleri arasında olup bu dönemde de davacının yine kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacı işten ayrıldıktan sonra davacının eşi Ayşe ..."in 04.05.2012 tarihinde işe alındığını ve davacının eşinin de 04.05.2012-28.02.2014 tarihleri arasında çalıştığını savunmuştur. Mahkemece davacının davalı işyerinde 01.06.1997-03.02.2014 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiş ise de, tüm dosya kapsamı, davalının savunmaları , davacının eşi Ayşe ... ile davalı apartman yönetimi arasında imzalanan noter onaylı 04.05.2012 tarihli iş sözleşmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı apartman yönetimi nezdinde hizmet süresinin sonunun eşi ile imzalanan noterden onaylı iş sözleşmesine ve resmi kayıt olan sigorta sicil kayıtlarına itibarla 04.05.2012 tarihi olarak kabulü dosya içerğine daha uygun düşecektir. Bu durumda davacının hizmet süresinin 01.06.1997- 04.05.2012 tarihleri arasında olduğu kabul edilerek dava konusu alacaklar bu kabule göre yeniden hesaplanmalı iken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.