
Esas No: 2017/10042
Karar No: 2017/8440
Karar Tarihi: 30.11.2017
Resmi belgede sahtecilik - Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/10042 Esas 2017/8440 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Olay tarihinde.... Holding A.Ş."nin yönetim kurulu başkanı olan sanığın 21.05.2007, 05.05.2007 ve 27.07.2007 tarihli yönetim kurulu toplantısına ilişkin karar tutanaklarını toplantıya katılmayan katılanın imzasını taklit etmek suretiyle sahte olarak oluşturduktan sonra bu kararları ..... Noterliğine ibraz edip onaylatarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; 16.02.2012 tarihli bilirkişi raporu ile suça konu karar tutanaklarında katılan adına atılı bulunan imzaların katılanın eli mahsulü olmayıp katılanın hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış imzalar olduklarının tespit edilmesi, suça konu karar tutanaklarında imzası bulunan ve tanık olarak dinlenilen diğer yönetim kurulu üyelerinden ... ve ..."nın da suça konu karar tutanaklarından bazılarına imza atmadıklarını ve bunlara ilişkin toplantılara da katılmadıklarını belirtmeleri, bilirkişi raporu ile de bu kişilere ait karar tutanaklarında atılı bulunan imzaların onlara ait olmadığının tespit edilmesi, dosyada tanık olarak dinlenilen diğer yönetim kurulu üyelerinin ifadelerinde de benzer şekilde toplantılara katılmadıklarını belirtmeleri, tanık ..."nın ifadesinde istifa etmiş olmasına rağmen genel kurulun yapılmasında bir problem yaşanmaması için sekreterin getirdiği ve sadece sanığın imzasının bulunduğu evrakı imzaladığını belirtmesi, ....Holding A.Ş. Denetim Kurulu"nun 09.05.2012 tarihli raporunda ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı"nın 16.11.2006 tarihli inceleme raporunda suça konu karar tutanaklarına konu olan .... İşlenmiş Gıda A.Ş."den ..... satılan arazinin satış bedeli üzerinden alınıp, satılması ve oluşacak gelirin şirket sermayesine eklenmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar gereğince alınan arazinin satış bedelinin rayiç değerlerinin oldukça altında gösterilerek bu gelirin şirket sermayesine aktarılmadan sanığın şahsi hesap ve kullanımlarında olduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığın karar alındığında her zaman tüm üyelerin bir arada olmadığına, karar alındıktan sonra alınan kararın üyelere imzalatıldığına, şirket defterlerinin katılanda bulunduğuna ilişkin inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek eylemin sübuta erdiği, ancak sanığın suça konu karar tutanaklarında katılan adına atılan imzaların sahte olduğunu bilerek tutanakları .... Noterliğine tasdik ettirmekten ibaret eyleminin noter onayında bir sahtecilik bulunmadığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 207, 43/7. maddelerine uyan zincirleme biçimde özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilip mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.