10. Hukuk Dairesi 2016/4838 E. , 2018/5431 K.
"İçtihat Metni"......
Dava, davacının 14.08.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasa"nın 13. maddesidir.
5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde iş kazası,
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)(Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad.) Bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay olarak tanımlanmıştır.
5510 sayılı Kanunun 12. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de, tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise; asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
İnceleme konusu davada, mahkemece; dosyada yer alan bilgi ve belgeler kapsamında, dava dışı ......davacının asıl işvereni, davalı şirketin ise üst işvereni olduğu belirtilerek, anılan davadan her ne kadar...... da etkilenecek ise de, dava dışı .....ile davalı şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından bahisle, husumetin sadece davalı şirkete yöneltilebileceği belirtilerek, meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dış....... yönündende taraf teşkilinin usulünce sağlanması, kaza tarihinde, davalı şirket ile dava dışı ......arasındaki hukuki ilişkinin, yine davacı ile dava dışı ...... arasındaki hukuki ilişkinin irdelenerek açıklığa kavuşması suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında; dava dışı ......100 sayılı HMK"nın 124. maddesi"nin 3. fıkrası ""maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilir."" uyarınca, yöntemince husumet yöneltilerek taraf teşkili sağlanmalı, davalı ...... ile dava dışı gercek kişi...... arasındaki hukuki ilişki irdelenmeli, asıl işveren ve taşeronluk ilişkisinin olup olmadığı belirtilmeli, bu yapılırken varsayımdan uzak hukuki gerekçelere dayanılmalı, yine davacı sigortalı ile dava dışı ........arasındaki hukuki ilişki irdelenmeli, çalışma olgusu ve işverenlik sıfatı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 04.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......