Abaküs Yazılım
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/17653
Karar No: 2014/4247
Karar Tarihi: 10.03.2014

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/17653 Esas 2014/4247 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, eski eşi davalıdan olan çocukları Tolga ve Özlem'in biyolojik babasının kendisi olmadığını iddia ederek soybağının reddini istemiştir. Davacı, 08.12.2005 tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden rapor aldığını belirtmiştir. Ancak davacı, davanın açıldığı 09.03.2009 tarihinde yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu'nun 289. maddesi gereği hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu için davanın reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme, yanlış gerekçelerle davanın kabulüne karar verince bu karar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Türk Medeni Kanunu'nun 289. maddesi, kocanın bir yıl içinde doğumu ve baba olmadığını öğrendiği durumlarda dava açabileceğini belirtirken, çocukların da hak düşürücü süre içinde dava açması gerektiğini vurgulamaktadır.
18. Hukuk Dairesi         2013/17653 E.  ,  2014/4247 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Adana 4. Aile Mahkemesi
    TARİHİ : 25/02/2013
    NUMARASI : 2009/227-2013/203

    Dava dilekçesinde, Tolga ve Ö.. G.."in babasının davacı İbrahim olmadığının tespiti ile soybağının reddi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kayyım tarafından temyiz edilmiştir.

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Davacı dava dilekçesinde, davalı ile boşandığını, müşterek görünen çocukları Tolga ile Özlem"in gerçek babalarının kendisi olmadığını, şüphe üzerine 08.12.2005 tarihinde rapor aldığını ileri sürerek çocukların soybağının reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 289. maddesinde: “Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır. Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.” hükmü yer almaktadır.
    Somut olayda; davacı, boşandığı eşi davalıdan olan 20.10.1991 doğumlu Tolga ile 01.01.1995 doğumlu Özlem"in kendisinden olmadığını iddia ederek soybağının reddini istemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının şüphe üzerine 08.12.2005 tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi"nden çocukların biyolojik babasının kendisi olmadığına dair rapor aldığı, bu davayı ise 09.03.2009 tarihinde açtığı, boşanma davasında da 26.08.2004 tarihinde davacının, davalıyı başka erkekle uygunsuz şekilde yakaladığını belirttiği, bu tarih itibariyle de yasada öngörülen hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı gecikmeyi haklı kılan bir sebep de iddia ve ispat edememiştir. Öyleyse yukarıda açıklanan yasal düzenleme dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi