Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2015/527
Karar No: 2016/194

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/527 Esas 2016/194 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı nitelikli insan öldürme suçundan 20 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Ancak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun uygulanması için yapılan uyarlama yargılamasında, sanık lehine olan maddelerin uygulanması sonucunda cezası 17 yıl 6 aya indirilmiştir. Bu karar Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteği üzerine ise Ceza Genel Kurulu, hükümlünün direnme kararı verildikten sonra 31.07.2015 tarihinde öldüğünün belirlenmesi nedeniyle kararı bozmuştur. Sanığın hüküm giydiği kanun maddeleri ise şu şekildedir: 5237 sayılı TCK’nun 82/1-a, 29, 62, 53 ve 63. maddeleri, 765 sayılı TCK'nun 450/4, 51/2, 59, 31 ve 33. maddeleri.
Ceza Genel Kurulu         2015/527 E.  ,  2016/194 K.

    "İçtihat Metni"

    Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza

    Sanık ..."un taammüden adam öldürme suçundan 765 sayılı TCK"nun 450/4, 51/2, 59, 31 ve 33. maddeleri uyarınca yirmi yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.10.1997 gün ve 74-34 sayılı resen temyize tabi olan hüküm, sanık müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 16.02.1999 gün ve 4423-323 sayı ile onanarak kesinleşmiştir.
    1 Haziran 2005 tarihinde 5237 sayılı TCK"nun yürürlüğe girmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısının uyarlama talebi üzerine dosyası yeniden ele alan Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesince 25.09.2013 gün ve 74-34 sayı ile hükümlünün lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 82/1-a, 29, 62, 53 ve 63. maddeleri gereğince onyedi yıl altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir.
    Resen temyize tabi olan hükmün, hükümlü müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 09.02.2015 gün ve 5609-507 sayı ile;
    "...Sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
    765 sayılı TCK’na göre verilen ve kesinleşen hükümde, hükümlünün kız kardeşi olan maktulün gayrimeşru hayat yaşamasının ağır haksız tahrik olarak kabul edilerek, aynı yasanın 51/2. maddesi uyarınca sanığın cezasından üst hadden indirim yapılarak 24 yıl hapis cezası olarak belirlenmişse de, maktülün olay tarihinde 18 yaşından büyük olduğu, ailesinden ayrı yaşadığı, tercih ettiği hayat tarzının, maktülün kardeşi olan sanık için haksız tahrik teşkil edemeyeceği, bu nedenle sanık hakkında 5237 TCK’nun 29. maddesi gereğince indirim yapılamayacağı, 82/1-a-d ve 62. maddeleri uyarınca yapılan uygulamada sonuç cezanın 25 yıl hapis olacağı bu nedenle de, sanık hakkında 765 sayılı Kanuna göre verilen hükmün daha lehe olduğu gözetilmeden, uyarlama talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel mahkeme ise 08.04.2015 gün ve 12-21 sayı ile;
    “...Mahkememizce sanık hakkında kasten adam öldürme suçundan açılan kamu davası neticesinde 08.10.1996 tarih 1997/74 Esas 1998/34 Karar sayılı ilamı ile 765 sayılı yasanın 450/1, 51/2, 59 maddeleri gereğince neticeten 20 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve yapılan temyiz üzerine Yargıtay 1. CD"nin 16.02.1999 tarih 1998/4423 Esas 1999/323 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Mahkememizin 25.09.2013 tarihinde yapmış olduğu uyarlama yargılamasında suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK hükümleri ile kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan 5237 sayılı TCK hükümlerinin tamamı uygulanarak bulunan cezanın karşılaştırılması neticesinde 5237 sayılı yasa hükümlerinin sanık lehine olduğu saptanarak bu şekilde karar verilmiştir. Uyarlama yargılaması duruşma açılarak yapılsa dahi bu yargılama sonraki yasanın lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olup lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan yargılamada önceki kesinleşen karar dışına çıkılmaması gerekir. Sanık hakkında mahkememizin 1997/74 Esas 1998/34 Karar sayılı ilamında uygulanan 765 sayılı yasanın 51/2. Maddesindeki haksız tahrik hükümleri, kararın Yargıtay 1. CD"nin 1998/4423 Esas 1999/323 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi neticesinde sanık açısından kazanılmış hak oluşturmuştur. Kaldı ki uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkememiz kararı sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup sanık aleyhine herhangi bir temyiz bulunmazken Yargıtay 1. CD"nin 09.02.2015 tarih 2014/5609 Esas 2015/507 Karar sayılı ilamı ile sanığın aleyhine olarak bozulmuştur. Hal böyle iken Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.02.2015 tarih 2014/5609 Esas 2015/507 karar sayılı bozma ilamı kanımızca sehven dosyanın ilk temyiz incelemesi yapılıyormuş gibi değerlendirilmesi neticesinde oluşmuş olup, bozma ilamından önce Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararları doğrultusunda verilen mahkememiz kararının isabetli ve yerinde olduğu” gerekçesiyle önceki hükmünde direnilmesine karar vermiştir.
    Resen temyize tabi olan bu hükme ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2015 gün ve 157983 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve çözülmesi gereken uyuşmazlık; uyarlama yargılamasında, hükümlünün nitelikli insan öldürme suçu nedeniyle, hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle hükümlünün direnme kararından sonra temyiz aşamasında ölmesi durumunda yapılması gereken işlemin belirlenmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılarak alınan güncel nüfus aile kayıt örneğinde, hükümlünün yerel mahkeme direnme kararından sonra 31.07.2015 tarihinde öldüğü bilgisinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
    5237 sayılı TCK"nun "Sanığın veya hükümlünün ölümü" başlıklı 64. maddesinde;
    " (1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
    (2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.
    " hükmü getirilmiştir.
    Görüldüğü üzere 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesinde; sanığın ölümü halinde, kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibariyle müsadereye tabi eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam edileceği, hükümlünün ölümü halinde ise, cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infaz edileceği belirtilmek suretiyle, sanık ve hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir.
    Bu nedenle temyiz incelemesi aşamasında sanığın veya hükümlünün öldüğüne ilişkin bir iddianın ortaya çıkması, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla alınan güncel nüfus kaydında öldüğü bilgisinin yer alması veya tebliğnamenin tebliğ edilmesi için çıkarılan evrakın öldüğünden bahisle iade edilmesi gibi hallerde, temyiz mercii tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sırasında bir karar verilmesi yerine, sanığın veya hükümlünün öldüğüne ilişkin bilgi göz önünde bulundurularak sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulması ve mahkemesince mahallinde yapılan araştırma neticesinde sanığın veya hükümlünün öldüğünün kesin olarak belirlenmesinden sonra karar verilmesi daha isabetli olacaktır.
    Bu açıklamalar ışığında önsorun değerlendirildiğinde;
    Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılarak alınan güncel nüfus aile kayıt örneğinden, hükümlünün direnme kararı verildikten sonra 31.07.2015 tarihinde öldüğü bilgisinin yer aldığı anlaşıldığından, yerel mahkemece, bu konuda gerekli araştırmanın yapılarak sonucuna göre karar verilmesinin temini için diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 gün ve 12-21 sayılı direnme kararının, güncel nüfus kayıt örneğinde hükümlünün direnme hükmünden sonra 31.07.2015 tarihinde öldüğü bilgisinin yer alması karşısında, bu konuda gerekli araştırmanın yapılarak, sonucuna göre karar verilmesinin temini için diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi