Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2015/576
Karar No: 2016/191

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/576 Esas 2016/191 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2015/576 E.  ,  2016/191 K.

    "İçtihat Metni"



    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza

    Karşılıksız yararlanma suçundan sanığın beraatine ilişkin, Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.02.2013 gün ve 532-143 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 25.11.2013 gün ve 32446-36160 sayı ile;
    “1- Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK"nun 193/2. maddesinin "ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek" hâllerle sınırlı olarak uygulanabileceği, bu hâller dışında, mutlaka sanığın sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeyip, sanığın savunması yöntemince saptanmadan hüküm kurulması,
    2- 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, normal tarifeye göre belirlenen cezasız ve vergisiz kaçak tüketim bedeli olan kurum zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, giderilmediğinin tespiti halinde, ‘cezasız ve vergisiz kurum zararını giderdiği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine’ dair bildirimde bulunularak ve 6 aylık süre de beklendikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesi ise 05.06.2014 gün ve 2-318 sayı ile;
    “5271 sayılı Kanunun 191. maddesinde duruşmaya başlanmasına ilişkin kurallar ile sanığın sorgusunun nasıl yapılacağına ilişkin hükümlere yer verilmiş, kanunun, 193/2. maddesinde ise yasanın ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı belirtilmiştir. CMK"nun 193/2. maddesinde sanık hakkında toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılır ise, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilir hükmüne yer verilmiştir. Maddenin gerekçesinde, sanık hakkında mahkûmiyet dışında bir karar verileceği hallerde davanın gereksiz uzamaması için sorgusu yapılmadan da davanın bitirilmesinin olanaklı hale geldiği açıklanmaktadır. Sanığın mahkememize gelerek karşılıksız yararlanma kastı ile elektrik kullandığını beyan etmiş olması halinde dahi, tutanak ve bilirkişi rapor içeriğine göre ceza verilmesi mümkün bulunmamaktadır, zira ceza hukukunun amacı gerçeği ortaya çıkarması, ortaya çıkan gerçeğin tipik olup olmadığını denetlenmesi ve ulaşılacak sonuca göre davanın ve sanığa atfedilen eylemin sonuca bağlanmasıdır. Yargıtay 13. Ceza Dairesi bozma ilamı ile 01.06.2005 tarihinden önce yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun 223/son maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 193/2. maddesi eş tutulmuştur. Ancak madde gerekçesine bakıldığında, CMK"nun 193/2. maddesinin daha geniş yorumlanması gerektiği ve bu hükmün mahkûmiyet dışındaki hükümler yönünden yüz yüze yargılama ilkesinin bir istisnası olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmalıdır. Zira maddenin konuluş amacı ve gerekçesi toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir hükmün verilebilmesidir. Somut olayda sanık savunmasının alınması, sanığın beraatine yönelik kararı değiştirmeyecektir. 2797 sayılı Kanunun 15. maddesinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun görevleri sayılmış ve bu görevler arasında daireler arasındaki içtihat farklılıkları ile ilgili içtihatları birleştirmek görevi de verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2009 tarih ve 2009/11-89 esas, 2009/243 sayılı kararı ile, CMK 193/2. maddesinin 1412 sayılı CMUK"nun 223/son maddesinden farklı olduğu ve toplanan deliller doğrultusunda beraat kararı verilecek olması halinde sanık savunması alınmadan davanın sonuçlandırılabileceği açıklanmış olmasına rağmen, CMK"nun 193/2. maddesini Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 1412 sayılı Kanunun 223/son maddesi kapsamında değerlendirmesi, gerek Ceza Genel Kurulunun belirtilen kararına gerekse 5271 sayılı CMK"nun 193/2. maddesinin konuluş amacı, düzenleme şekli ve gerekçesine aykırı bulunmaktadır. Bu nedenle Yargıtay bozma ilamının bir nolu bozma gerekçesine mahkememizce uyulmamıştır.
    Yargıtay bozma ilamının 2 nolu bendinde belirtilen sanığa kurum zararını gidermesi hususunda bildirimde bulunulması ve 6 ay süre ile beklendikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi yönündeki bozma gerekçesine de mahkememizce iştirak edilmemiştir, zira 6352 sayılı Kanun 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bu tarihten itibaren 6 aylık yasal süre içerisinde kurum zararını gidermesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine ilişkin düzenleme yapılmış olup, sanığın 6 aylık süre sonu olan 05.01.2013 tarihine kadar zararı gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1-2 maddelerinden istifade edilebileceği, Yargıtay bozma ilamının tarihinin 25.11.2013 olduğu, dolayısıyla bozma ilamı tarihinde kanun ile belirlenen 6 aylık sürenin sona erdiği, 05.01.2013 tarihinden sonra kurum zararının giderilmesi halinde ancak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi durumunda TCK"nun 168. maddesinin uygulanmasının söz konusu olacağı, kaldı ki mahkememizce sanık hakkında beraat kararı verilmiş olduğu anlaşılmakla her iki bozma gerekçesine mahkememizce uyulmamıştır" gerekçesiyle direnerek önceki hükmünde olduğu gibi sanığın beraatine karar vermiştir.
    Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2015 gün ve 355567 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak gidermediğinin tespiti halinde sanığa zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunarak hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve sorgusu yapılmadan CMK"nun 193/2. maddesi uyarınca beraat kararı verilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle direnme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    İncelenen dosyada; Özel Dairece önceki hükmün, mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK"nın 193/2. maddesinin "ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek" hâllerle sınırlı olarak uygulanabileceği, somut olayda mutlaka sanığın sorgusunun yapılması zorunlu olduğunun ve sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak gidermediğinin tespiti halinde sanığa zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunarak hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi gerekçeleriyle bozulmasından sonra, yerel mahkemece sanığın beyanının alınması için çağrı kâğıdı tebliğ edildiği, çağrı kâğıdına rağmen duruşmaya gelmemesi üzerine hakkında zorla getirme kararı verildiği ayrıca katılan kurumdan sanığın zararı giderip gidermediği sorularak bozma kararının gereğinin yerine getirilmeye çalışıldığı, ancak sanığa ulaşılamaması nedeniyle sorgusu yapılmadan ve zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunulmadan tekrar beraat hükmü kurulduğu anlaşıldığından, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, eylemli uyma sonucu verilmiş yeni hüküm niteliğindedir.
    Bu itibarla, Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan bu yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulu tarafından ele alınması mümkün görülmediğinden, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.06.2014 gün ve 2-318 sayılı karar eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi