
Esas No: 2015/443
Karar No: 2015/11995
Karar Tarihi: 05.10.2015
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/443 Esas 2015/11995 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine gereği konuşulup, düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı aleyhine, dava dışı şirketin kredi kartı borcundan ötürü müşterek müteselsil kefil sıfatı ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kredi kartı üyelik sözleşmesini kefil değil şirket yetkilisi olarak imzaladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, 5464 sayılı Yasanın 24/5. maddesi gereğince kredi kartı kullanımlarındaki kefaletin, TBK"da ifadesini bulan adi kefalet hükümlerine tabi olduğu, davacı bankanın asıl borçlu ile birlikte kefil sıfatı bulunan davalı aleyhine icra takibi başlattığı, ancak asıl borçlu hakkında yapılan icra takibinin semeresiz kalmasından sonra ancak kefil hakkında icra takibi başlatabileceği, asıl borçluya yapılan takibin semeresiz kaldığına dair belge ya da kaydın sunulmadığı, davalının itirazında haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu"nun 43.maddesinde "Bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası, 9 uncu, 12 nci, 24 üncü, 25 inci, üçüncü fıkrası hariç 26 ncı ve 44 üncü maddesi hükümleri tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında uygulanmaz. " denilmektedir. Buna göre dava konusu somut olayda olduğu gibi kurumsal, ticari kredi kartları uyuşmazlık konusu olduğunda 5464 sayılı Kanun"un tüketiciye ilişkin hükümleri uygulanmaz. Mahkemece Türk Borçlar Kanunu 586/1"de düzenlenen müteselsil kefalete ilişkin hükümler, dava konusu olay bakımından tartışılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi sebebi ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.