Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/841
Karar No: 2016/2490

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/841 Esas 2016/2490 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/841 E.  ,  2016/2490 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 17/02/2015 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06/10/2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı Hazine vekili Av. ... ile davacı G... A.Ş. vekili Av. ... ve Av. ... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;

    K A R A R

    Davacı vekili 05/04/2013 havale tarihli dava dilekçesiyle, ... köyü 461 parsel sayılı 140.709 m² yüzölçümündeki taşınmazın üzerinde hiçbir takyidat olmadan müvekkil şirket tarafından 09/12/1980 tarihinde satın alınarak adına tapu kaydı oluştuğunu, ancak Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucu ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/12/2011 gün ve 2011/369 E. 2011/900 Karar sayılı ilâmıyla 140.709 m2"lik bölümünün tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, iptal edilen bölümün değerinin ödenmediğini belirterek, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesine orman tahdidi içinde kaldığına dair şerhin konulduğu 05/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 26.000.000,00.-TL’nin 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi gereğince davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Hazine vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, taşınmazın tahdit içinde kalmakla tapu kaydının hukukî değerini yitirdiğini, davayı kabul etmemekle birlikte 05.06.2003 tarihinden faiz talebinin de yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Davacı vekili, 30/12/2014 tarihinde harcını yatırmak suretiyle tazminat miktarını 51.358.785,00.-TL’ye yükseltmiştir.
    Mahkemece; davacının davasının kabulü ile; 51.358.785,00.-TL’nin 26.000.000,00.-TL’sinin dava tarihi olan 05.04.2013 tarihinden itibaren, 25.358.785,00.-TL’sinin de ıslah tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (faizin başlangıç tarihi yönünden) fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat davasıdır.
    Dairenin 13/10/2015 tarihli iade kararı üzerinde dosyaya getirtilen ...Müdürlüğünün 04/02/2015 tarihli yazısından bilirkişi kurulunca emsal alınan ... köyü 1322 parsel sayılı taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanununun 16. maddesi gereğince ifrazen tescil
    edildiği, somut emsalin imar parseli, dava konusu taşınmazın ise kadastro parseli olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, taşınmazın emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerekirken, somut emsalinde de kadastro parseli olduğunun kabulü ile hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle 1.100,00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, taraflarca 6100 sayılı HMK"nın 297/1-ç ve aynı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK"nın 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 01/03/2016 günü oy çokluğuyla karar verildi.

    (Karşı Oy)





    K A R Ş I O Y Y A Z I S I


    Davacı, TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazminat talep etmektedir. Mülkiyet hakkından yoksun bırakılan kişinin adil bir şekilde zararının tazmini gerekir.
    Zarar, kişinin iradesi dışında mal varlığından meydana gelen eksilmedir. Davacının tapusunun iptal edilmesi sebebiyle mal varlığındaki azalmanın belirlenerek zararının giderilmesi gerekir.
    Tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği tapu kaydında mera olup, 1979 yılında yapılan orman tahdidinde kısmen orman sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından, davacının tapu kaydı iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Dosyadaki belgelere
    göre davacı tarafından satın aldığı 1980 tarihinden beri herhangi bir şekilde kullanılmamış, Ulaştırma Bakanlığı tarafından kısmî kamulaştırma yapılması nedeniyle taşınmaza bir değer takdiri yapılmıştır.
    Bu şekilde orman sınırları veya kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından tapusu iptal edilen taşınmazların değerinin tesbitinde taşınmazların nitelikleri önem kazanmaktadır. Taşınmazlar, tapu kaydı iptal edilmeden önce malikleri tarafından herhangi bir şekilde kullanılmakta ise o kullanım şekli veya imar planındaki nitelendirmeye göre bu taşınmazın elinden alınması nedeniyle kişinin uğradığı zararın belirlenmesi daha kolaydır. Ancak, somut olayda olduğu gibi kullanılmayan ve mevcut nitelik itibariyle (orman niteliğinde olduğundan) kullanımı mümkün olmayan taşınmazın değerinin ya arsa olarak emsal satışlar ya da tarla olarak gelir metoduna göre değerinin belirlenmesi ve bu miktar tazminata hükmedilmesi hakkaniyete uygun olmamaktadır. Kamulaştırma Kanununda belirlenen kriterlerin tazminat hesabında uygulanması da farklı hukukî kurumlar olmaları nedeniyle kanaatimce uygun değildir.
    Devletin tapu sicilinden doğan zararlardan sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğu, HGK"nın 2007/4 - 212 E. 261 K. sayılı ilâmında da kabul edilmiştir. Hazinenin sorumluluktan kurtulmak için kurtuluş kanıtı sunma imkanı bulunmamaktadır. Ancak, 6102 sayılı TBK"nın 71/son maddesinde tazminatın denkleştirilmesi kurumu düzenlenmiştir. Bu
    itibarla, dava konusu taşınmazın tapu kaydı ormanların (çevrenin) korunması amacıyla hem ulusal hem de uluslararası bir yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla iptal edildiğinden devletlerin yanında kurum ve kişilerin de bu konuda hak ve yükümlülükleri bulunduğundan zarar miktarı belirlenirken bu yönler gözetilmek suretiyle denkleştirme yapılması kanaatindeyim.
    Bu durumda taşınmazın yüzölçümünü, kıymetini etkileyecek bütün nitelik ve unsurları, her bir unsurun ayrı ayrı değerini, varsa vergi beyanını, resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini ve bedelin tesbitinde etkili olacak diğer kriterleri, davacının taşınmazı edinirken ödediği bedel veya harcadığı emeği, şirket kayıtlarında taşınmazın değerini gözönünde tuturak taşınmaza kıymet takdiri ile ekolojik dengenin korunması için Devletlerin, kurumların ve kişilerin yükümlülükleri dikkate alınarak ve BK"nın 71/son maddesi de gözetilmek suretiyle denkleştirme yapılarak uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi