Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/22731
Karar No: 2017/2139
Karar Tarihi: 28.02.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/22731 Esas 2017/2139 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/22731 E.  ,  2017/2139 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki menfi tespit ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili; müvekkilinin adını kullanan 3. kişilerce atılan sahte imzalar ile davalı şirket nezdinde 15 adet telefon aboneliği tesis edildiğini, davalı şirketin bu aboneliklerden kaynaklanan alacakların tahsili için müvekkili aleyhine başlattığı icra takipleri ile mal varlığını haczettiğini, müvekkilinin başvurusu üzerine adli makamlarca sözleşmelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, bu hususun bildirilmesine rağmen davalı şirketçe takiplere devam olunduğunu ileri sürerek; müvekkilinin davalı tarafça girişilen takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40"ı oranında icra inkar tazminatı ile 4.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Mahkemece; taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin bulunduğu, bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun"un 3. ve 73. maddeleri gereğince Tüketici Mahkemeleri"nin görev alanına girdiği gerekçesiyle, tensiben; dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
    6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"un 1. maddesinde, Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek şeklinde açıklanmış, 3/1-l maddesinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun "Tüketici Mahkemeleri" başlığını taşıyan 73/1. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü düzenlenmiştir.
    Somut olayda; davacı, kimlik bilgilerinin 3. kişiler tarafından kullanılarak davalı şirket nezdinde telefon abonelikleri tesis edildiğini ve bu abonelikler nedeniyle tahakkuk eden borçların ödenmemesi üzerine de davalı şirket tarafından hakkında icra takipleri yapıldığını ve mal varlığına haciz konulduğunu belirterek, borçlu olmadığının tespiti ile lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Bu haliyle, uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişki, haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
    Diğer taraftan, davalı şirket ile telefon abonelik sözleşmelerini akdedenin davacının kimlik bilgilerini kullanan 3. kişiler olduğunun anlaşılması halinde de, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceği açıktır(HGK"nun 17.02.2010 gün ve 2010/4–61 E. 2010/84 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.).
    Hal böyle olunca; davada, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığının ve buna bağlı olarak uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkinin haksız fiilden kaynaklandığının ileri sürülmüş olmasına göre, davaya genel hükümlere göre bakılması gerekir. Bu nedenle mahkemece, işin esası incelenerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinin görev yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi