Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2417
Karar No: 2019/5248
Karar Tarihi: 21.11.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/2417 Esas 2019/5248 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2018/2417 E.  ,  2019/5248 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükümlerin asıl ve birleşen dosya davacısı (temlik alan) vekilince birleşen dava yönünden duruşmalı olarak, asıl ve birleşen dosya davalısı vekilince asıl dava yönünden duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgilere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen dosya davacısı vekilleri Av. ..., Av. ..., Av. ... ile asıl ve birleşen dosya davalısı vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
    - K A R A R -
    Asıl davada davacı vekili, davacı şirketin davalıdan doğalgaz satın almak amacıyla doğalgaz satış sözleşmesi imzaladığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalının ise sözleşmeye uymayarak doğalgaz satışı için gerekli hazırlıkları yapmadığı gibi doğalgaz da temin etmediğini iddia ederek meydana gelen zararların tazmini amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL tazminatın 12.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davacı vekili, Dairemizce verilen ilk bozma kararından sonra mahkemeye sunduğu 03.03.2016 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş, taleplerini de açıklamıştır.
    Asıl davada davalı vekili, davalının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece davanın reddine dair verilen 09.12.2009 tarihli hüküm, Dairemizin 2010/5065 esas ve 2010/12129 karar sayılı ve 27.10.2010 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Anılan bu bozma ilamından sonra İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/587 esas sayılı dava dosyası, eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir.
    Birleşen davada davacı vekili, davacı şirketin davalıdan doğalgaz satın almak amacıyla doğalgaz satış sözleşmesi imzaladığını, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranarak yükümlülüğündeki doğalgazı tedarik etmediğini, davacının, tesisin doğalgaz ihtiyacını karşılamak için tesise doğalgaz girişi sağlamak amacıyla davalı şirket tarafından yapılması gereken bütün alt yapı yatırımlarını bizzat kendisi yapmak veya 3. şahıslara ait hat ve tesislerden istifade etmek için anlaşmalar yapmak zorunda kaldığını, bu süreçte normal koşullarda doğalgaz alımı ve elektrik üretimine başlaması gereken zaman diliminden 6 ay sonra elektrik üretimine başlanabildiğini ve ayrıca davalı ile akdedilen sözleşmede kararlaştırılan doğalgaz fiyatından çok daha yüksek bir bedel ödeyerek doğalgaz alımı yapmak zorunda kaldığını, davacının uğradığı zararlar nedeniyle davalı şirket aleyhine Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde devam eden alacak davasının açıldığını iddia ederek davacının, dava dışı ... Doğalgaz Dağıtım A.Ş firmasına 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında birim amortisman bedeli olarak ödemiş olduğu toplam 982.418,00 TL"nin ödemenin yapıldığı ilgili aydan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava istemiştir.
    Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 12.05.2016 tarihinde, asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 2017/301 esas ve 2017/7104 karar sayılı ve 18.10.2017 tarihli ilamı bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile bozulmuştur.
    Asıl ve birleşen davaya konu alacakların davacı tarafından temlik edildiğine ilişkin 06.02.2015 tarihli alacak temlik sözleşmesi dava dosyasına ibraz edilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında 01.11.2002 tarihli sözleşmenin mevcut olduğu, söz konusu bu sözleşme ve sözleşme altındaki imzalar konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu sözleşme ile yüklenen yükümlülüklerin kimin tarafından yerine getirilmediği ve davacı zararlarından dolayı davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, bozma kararından önce mahkemece iki ayrı heyetten bilirkişi raporları alındığı, ikinci bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor ve ek raporlarda özetle, sözleşme ile davalı tarafından üstlenilen işlerin yapılmaması nedeniyle davacı tarafın, basınç düşürme istasyonu için yapılan 248.906,00 ABD Doları, RMS-B istasyonu için harcanan 59.000,00 ABD Doları, doğalgaz hattının yatırımı nedeniyle harcanan 756.995,00 ABD Doları, davacının başka bir üreticiden almış olduğu doğalgaz nedeniyle oluşan fiyat farkından dolayı 798.078,18 TL, üretim yapılmayan dönem yönünden kâr kaybı nedeniyle 279.053,67 TL, kazı ve tesfiye benzeri mecburi yatırımlar nedeniyle 96.235,00 TL’yi davalı taraftan talep edilebileceğinin, birleşen dava yönünden ise sözleşmenin 1 yıllık olması nedeniyle istenilen fiyat farkı talebinin yerinde olmadığının bildirildiği, mahkemece bu raporun toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun bulunduğu, tarafların kabulünde olan 01.12.2002 tarihli sözleşmeye göre ana yükümlülüğün doğalgaz alım ve satımına ilişkin bulunduğu, ancak bu alım ve satım işlerinin gerçekleştirilebilmesi için davalı tarafından bir kısım imalatların gerçekleştirilerek doğalgazın alıcının ayağına götürülmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme süresince ve en son davalı satıcının akdi feshettiği 14.05.2004 tarihli ihtarname uyarınca, davalı satıcının doğalgazın alıcıya götürülebilmesi için gerekli sabit yatırımları yapmadığı, bunun üzerine davacı tarafından başka bir doğalgaz tedarikçisi ile anlaşma yapılıp doğalgaz satın alındığı, bu doğalgazın satın alınması için davacı alıcının sabit yatırımları kendisinin yapmak zorunda kaldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalı satıcı tarafından gerekli alt yapı yatırımlarının tamamlanarak doğalgazın davacı alıcıya teslim edilmesi gerektiği göz önüne alındığında, sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı davacının yapmış olduğu sabit yatırımların ve sözleşme süresi olan 1 yıl içerisinde başka bir tedarikçiden sağlamış olduğu doğalgaz fiyat farkını davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100.000,00 TL’nin talep edildiği, davacı vekilinin asıl davada davasını ilk bozmadan sonra miktar olarak ıslah ettiği, ancak bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki sözleşme süresinin 1 yıl olması ve davacının ancak bu 1 yıllık süre için fiyat farkı talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 100.000,00 TL"nin dava tarihi olan 11.04.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından davacı tarafın ıslah ile talep ettiği tutarların ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl davada verilen hüküm davalı vekilince, birleşen davada verilen hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    1) Mahkemece verilen hüküm asıl ve birleşen dosya davacısı (temlik alan) vekili ile asıl ve birleşen dosya davalısı vekiline 16.05.2018 tarihinde tebliğ olunmuştur. Asıl ve birleşen dosya davacısı (temlik alan) vekilince, birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarını içeren 31.05.2018 havale tarihli temyiz dilekçesi sunulmuş ve ancak asıl ve birleşen dosya davalısı vekilince herhangi bir temyiz dilekçesi sunulmamıştır. Asıl ve birleşen dosya davacısı (temlik alan) vekili tarafından birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarını içeren dilekçe, asıl ve birleşen dosya davalısı vekiline 08.06.2018 tarihinde tebliğ olunmuş, asıl ve birleşen dosya davalısı vekili ise 11.06.2018 tarihli dilekçesi ile katılma yolu ile asıl davaya yönelik temyiz itirazlarını ileri sürmüştür. Asıl ve birleşen dosya davacısı (temlik alan) vekilinin 31.05.2018 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden, asıl davaya yönelik bir temyiz itirazının olmadığı, temyiz itirazlarının birleşen davaya yönelik olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca asıl ve birleşen dosya davalısı vekilinin 11.06.2018 tarihli katılma yolu ile asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin usule uygun bir temyiz istemi olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
    2) Birleşen davaya yönelik davacının temyiz istemine gelince; davacı birleşen davada, davalı tarafından doğalgaz temin edilmediğini, bu nedenle dava dışı şirketten satın aldığı doğalgaz fiyatı içinde yer alan “birim amortisman hizmet bedelini” ödemek zorunda kaldığını, halbuki davalı ile yapılan sözleşmede böyle bir yükümlülüğün öngörülmediğini, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yılları için fazla ödenen toplam 982.418,00 TL birim amortisman hizmet bedelinin ödemenin yapıldığı ilgili aydan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki sözleşme süresinin 1 yıl olduğu ve davacının ancak bu 1 yıllık süre için fiyat farkı talebinde bulunabileceği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, bu gerekçe birleşen davadaki talep ile örtüşmemektedir. Zira davacı asıl davada aynı sebeplerle ödemek zorunda kaldığı beş yıllık fiyat farkını dava konusu yapmış, birleşen davada ise asıl davada talep ettiği fiyat farkının içinde yer almadığını iddia ettiği birim amortisman hizmet bedelini talep etmiştir. Ancak davacı, bu talebinde haklı olduğunu ispat etmelidir. Birleşen dava, asıl dava ile birleştirilmiş ve asıl davada alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten birleşen dava dosyasındaki talepler yönünden ek rapor alınmıştır. Ancak alınan bu rapor, birleşen dava yönünden yeterli değildir. Birleşen dosya davacısı vekili, 25.11.2015 tarihli nihai rapora birleşen dava yönünden yeterli olmadığı halde, 14.12.2015 havale tarihli yazılı beyanında usul ekonomisini ve davanın uzadığını belirterek ayrıca rapor aldırılmaksızın birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili bu yazılı beyanını, 25.02.2016 tarihli celsedeki beyanında da yinelemiştir. Bu durumda davacı, birleşen davaya konu birim amortisman hizmet bedeli alacağını ispatlayamamıştır. Mahkemece birleşen davanın anılan bu sebeplerle ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/son maddesi hükmü uyarınca birleşen dava yönünden sonucu itibarı ile doğru olan hükmün gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca asıl ve birleşen dosya davalısı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asıl ve birleşen dosya davacısı yararına takdiren 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davalısından alınarak asıl ve birleşen dosya davacısına verilmesine, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 21/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi