Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1272
Karar No: 2019/5245
Karar Tarihi: 21.11.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/1272 Esas 2019/5245 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2018/1272 E.  ,  2019/5245 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, karşı istirdat davaları hakkında Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen asıl ve karşı davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik 2015/544 esas ve 2016/782 karar sayılı ve 08.11.2016 tarihli hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalının karşı dava yönünden istinaf harcını süresinde yatırmadığından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun asıl davada yargılama giderlerine münhasıran kabulüne yönelik kararın davacı-karşı davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 07.05.2014 tarihli sözleşmeye istinaden 26.06.2014 tarih ve ... seri numaralı irsaliyeli fatura ile davalı şirkete 265.000,00 USD tutarındaki transformatörün teslim edildiğini, davalı tarafından 241.000,00 USD ödendiğini, kalan 23.500,00 USD’nin ödenmediğini, ödenmeyen bu bedelin tahsili için davalı hakkında Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4632 esas sayılı dosyasıyla toplam 63.835,20 TL üzerinden takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının ihtiyati hacizleri kaldırmak için 12.04.2015 tarihinde dosyaya 72.446,00 TL ödemede bulunduğunu, ancak dosyaya ödenen bu bedelin davacının hesabına aktarılmadığını iddia ederek davalının yukarıda anılan icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, takip borcunu tüm fer’ileri ile birlikte ödediklerini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini, karşı dava olarak, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca 265.000,00 USD bedelli alım satım gerçekleştiğini, bu bedelin 245.000,00 USD’sinin ödendiğini, karşı tarafa 20.000,00 USD borçları kaldığını, haciz tehdidi altında fazla ödeme olarak yaptıkları 9.450,00 TL’nin fer’ileriyle birlikte toplam 10.729,00 TL olarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadına ve 9.450,00 TL üzerinden kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, benimsenen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından taraflar arasında 07.05.2014 tarihli sözleşmenin mevcut olduğu, sözleşme uyarınca davacının davalıdan 265.000,00 USD alacaklı olduğu, dosyaya sunulan havale dekontlarından anlaşılacağı üzere davalının davacı şirkete 245.000,00 USD ödeme yaptığı, geriye 20.000,00 USD alacağın kaldığı, ancak davacı alacaklı tarafından 23.500,00 USD üzerinden takip başlatıldığı, takip dosyasından anlaşıldığı üzere davalı borçlu tarafından 04.05.2015 tarihinde dosyaya 72.446,00 TL yatırıldığı, davacının ise icra mahkemesine şikayet yoluna başvurmadan 63.835,20 TL üzerinden itirazın iptali davası açtığı, dosyada toplam alacağın 74.275,90 TL olduğu, yerleşik Yargıtay kararları ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında belirtildiği üzere itirazdan sonra ödeme yapılması halinde yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden itirazın iptali davası açılması gerektiği, ancak davacının toplam alacak miktarı üzerinden eldeki davayı açtığı ve davacının 1.829,90 TL alacağının bulunduğu, icra takibinden sonra yapılan ödemelerin öncelikle faize, harçlara ve yargılama giderlerine mahsup edileceği, bu ödemeler mahsup edildikten sonra kalan bakiye kısmın asıl alacağı oluşturduğu, bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedildiği, karşı dava yönünden ise ihtiyati haciz kararının alındığı tarihteki kur dikkate alındığında davalı-karşı davacının 9.450,00 TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    Bölge adliye mahkemesince, davacı-karşı davalının her iki dava yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu, ancak sadece bir adet istinaf başvuru harcı ile maktu karar ve ilam harcı yatırdığı, davacı-karşı davalı vekiline karşı dava yönünden eksik yatırılan istinaf harçlarını tamamlaması için mahkemece muhtıra tebliğ edildiği, davacı- karşı davalı tarafın süresinde eksik istinaf harcını tamamlamadığı, bu sebeple karşı dava yönünden davacı-karşı davalının HMK’nın 344. maddesi gereğince istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar vermek gerektiği, davalı-karşı davacı vekilinin asıl dava yönünden icra inkar ve kötüniyet tazminatları yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu, taraflar usulüne uygun olarak karşı dava yönünden istinaf başvurusunda bulunmadıklarından karşı dava yönünden istinaf incelemesi yapılmadığı, davacının asıl davada yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunduğu, mahkemece asıl dava olan itirazın iptali davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, reddedilen dava miktarına göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedildiği, yargılama giderlerinin de kabul ve reddedilen dava miktarına oranlı olarak taraflar arasında paylaştırıldığı, vekalet ücreti yönünden mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, yine davanın kabul ve red oranlarına göre yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, yargılama giderlerinin hesabında hataya düşüldüğü, bu sebeple davacı istinaf başvurusunun kabulü ile asıl dava yönünden yargılama giderleri bakımından kararın kaldırılmasına ve yargılama giderlerinin yeniden hesaplanarak karar verilmesi gerektiği, davalı–karşı davacı ise asıl davada kötüniyet tazminatı taleplerinin reddinin ve davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, davanın İİK"nın 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davası olduğu, aynı madde gereğince kabul edilen miktar yönünden alacak likit olduğundan alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davada kabul edilen miktara karşı istinaf başvurusu bulunmadığından mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatının usul ve yasaya uygun olduğu, yine davada reddedilen miktar yönünden ise alacaklının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK"nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı-karşı davalının karşı dava yönünden HMK’nın 344. maddesi gereğince istinaf harçları süresinde yatırılmadığından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun asıl davada yargılama giderlerine münhasıran kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4632 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.829,90 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarı olan 1.829,90 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, iş bu karar davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    Her ne kadar bölge adliye mahkemesince asıl davada reddedilen miktar bakımından davalı-karşı davacı yararına nisbi vekalet ücretine hükmolunmuş ise de, dava konusu icra dosyasına itirazdan sonra ve ancak eldeki itirazın iptali davası açılmadan önce 04.05.2015 tarihinde 72.446,00 TL para, davalı-karşı davacı tarafça yatırılmıştır. Hal böyle olunca davacı-karşı davalının asıl davada reddedilen miktar kadar dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bölge adliye mahkemesince bu husus gözetilerek asıl davada reddedilen miktar bakımından davalı-karşı davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmolunması gerekirken 7.170,60 TL nisbi vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2017/1191 esas ve 2017/1230 karar ve 23.11.2017 tarihli kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2017/1191 esas ve 2017/1230 karar ve 23.11.2017 tarihli kararının C) 1-g) bendinin karardan çıkartılarak yerine C) 1-g) bendi olarak “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesaplanan 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” sözcük ve rakam dizisinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, karardan bir örneğin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 21/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi