16. Hukuk Dairesi 2015/13750 E. , 2017/6093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle 28.2.2012 tarihinde dava açmıştır. Çekişmeli taşınmaz yargılama devam ederken, 456 parsel numarası altında 77.967,44 metrekare yüzölçümlü olarak idari yoldan Hazine adına ihdasen tescil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 11.11.2014 havale tarihli teknik bilirkişi raporunun krokisinde yörede yapılan toplulaştırma çalışmaları kapsamında dağıtıma tabi tutulması sonucu oluştuğu belirtilen ve 181/2/A rumuzu ile gösterilen 72.388,46 metrekarelik taşınmaz bölümünün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, MK"nın 713 Kadastro Kanunu"nun 14. ve 17.maddesinde düzenlenen iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini en iyi belirleme yönteminin hava fotoğrafları olduğu halde, dava tarihi olan 2012’den geriye doğru 15-20-25 öncesine ait (1997-1992-1987) üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik çift hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı"ndan tarihleri açıkça sorularak istenmemiş; stereoskopik inceleme yapılması için ardışık ve bindirmeli iki hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapılması gerekirken mahkeme kasasında bulunan ve bir başka dosya için gönderilen 1984 tarih ve 3722 sayılı tek hava fotoğrafı ile değerlendirme yapılmış olup bu değerlendirmeyi de; konusunda uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi değil; bu konu da uzman olmayan zirai ve jeolog bilirkişiler yapmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle 181 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapuya tescil edilip edilmediği, tescil edilmemiş ise nedeni saptanmalı; dava tarihinden geriye doğru en az 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş ve zilyetlikle iktisap evresine ilişkin yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı"ndan
temin edilmeli, komşu taşınmazların tamamının kadastro tutanakları ve dayanak belgeleri ilk tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmeli ve ardından dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak, keşif sırasında dinlenilecek davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarına; taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı ve tarımsal amaçlı üretimin ne zaman başladığı hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu 83 parsel sayılı taşınmaza uygulanan kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğu saptanmalı; jeodozi ve fotogrametri mühendisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı hususları belirlenmeye çalışılmalı; zirai bilirkişiden zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi ve kullanım durumunu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirleyen raporlar alınmalı; HMK"nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması istenmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de; yargılama sırasında temyize konu taşınmazın içerisinde bulunduğu tescil harici bölüm 456 parsel numarasıyla ihdasen Hazine adına tescil edildiğine ve Tapu Müdürlüğü’nün, karar tarihi olan 5.12.2014 tarihinden sonra dosya arasına gelen 11.12.2014 tarihli yazı cevabına göre 181 ada 2 parsel sayılı taşınmazın henüz tapuya tescilinin yapılmadığı bildirildiğine göre; henüz tapusu oluşmayan 181 ada 2 parsel hakkında tapu iptali ve tescil kararı verilmiş olması dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.