
Esas No: 2019/432
Karar No: 2019/775
Karar Tarihi: 29.01.2019
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2019/432 Esas 2019/775 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili ilk derece yargılama makamına sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; davacı asillerin mirasbırakanlarından kalan taşınmazlar üzerinde bir çok icra ve haciz işlemi bulunması nedeniyle söz konusu takiplere esas borçların tasfiyesini sağlamak ve elde kalan kendi menfaatlerini korumak amacıyla davalılardan ... ile bir protokol imza ederek bir kısım taşınmazların devri karşılığında var olan tüm borçların karşılanması noktasında bu şahıs ile mutabakata vardıklarını, bu protokolün hayata geçirilmesi aşamasında bu davalının yönlendirmesi ile diğer davalı ... ile düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin imza edildiğini, sözleşme içeriğinde gerçeğe aykırı olarak 780.000,00.-TL kadar paranın kendilerine teslim edildiği ibaresine de yer verilmiş olduğunu, bu davalının bu sözleşmeye dayanmak suretiyle davacı asiller aleyhine açtığı davayı kazanarak tüm taşınmazların bu şahısa devredildiğini, davacı asillerin kendilerine yapılan hileyi geç farkettiklerini ileri sürerek ... 2. Noterliğinin 23 Temmuz 2013 tarih ve 17668 yevmiye numarasını taşıyan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin davacı asillerin iradesinin davalılar tarafından sakata uğratılmış olması nedeniyle feshini, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle 10.000,00.-TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ilk derece yargılama makamına sunmuş oldukları yanıt dilekçeleri ile, usuli ve esasa dair gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
İlk derece yargılama makamınca, ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2014/334 Esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde; o dosya davacısı ... tarafından davalılar ..., ..., ... ve ..."e karşı ... 2.Noterliği"nin 23/07/2013 tarih ve 17668 yevmiye numaralı, ... 2.Noterliği"nin 29/07/2013 tarih ve 18044 yevmiye numaralı ve ... 2.Noterliği"nin 09/04/2014 tarih ve 08038 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, davalıların 4.Asliye Hukuk Mahkemesi"ne hitaben yazmış oldukları cevap dilekçelerinde ... 2.Noterliği"nin 23/07/2013 tarih ve 17668 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesini baskı altında imzaladıklarını, kandırıldıklarını 2 gün sonra anladıklarını beyan ettiklerinin görülmüş olduğu, hile ve yanıltmadan kaynaklı sözleşmenin feshi taleplerinde TBK"nun 39.maddesi uyarınca hilenin veya yanıltmanın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçerli bulunduğu, davacılar tarafından ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2014/334 esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesi ile yanıltıldıklarını, noterde düzenlenen sözleşmeden 2 gün sonra öğrendiklerini beyan etmeleri hususu dikkate alınarak iş bu davanın açıldığı, 03/12/2014 tarihine kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşılmış olması verilen red hükmüne gerekçe olarak gösterilmiştir.
... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2014/334 Esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde; dosya içerisinde eldeki davanın davacıları tarafından dosyaya sunulu yanıt dilekçesinde konuya ilişkin “...Av. ... sözleşmenin suretini benden sonra alırsınız dedi. Bir mühlet bizi oyaladıktan sonra sözleşmeyi bize verdiğinde aldatıldığımızı, kandırıldığımızı öğrendik...” ibaresinin bulunmakta olduğu, dosya içerisinde ilk derece yargılama makamının hükme esas tuttuğu davalılara ait olan ve “...noterde düzenlenen sözleşmeden 2 gün sonra yanıltıldıklarını öğrendikleri...” ibaresini içerir şeklinde bir yanıt veya beyan dilekçesi bulunamamıştır. Bu halde, zamanaşımı başlangıç süresi olarak ... 2.Noterliği"nin 23/07/2013 tarih ve 17668 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesinden itibaren 2 gün ilave edilerek bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başlatılması hatalıdır. “..Bir mühlet..” beyanından bu sürenin “2 gün” olduğu sonucunun çıkarılması doğru değildir. Diğer dava 16.04.2014 tarihinde açılmış olup, bu tarihin öğrenme tarihi olarak kabulü halinde ise temyize konu dosyanın dava tarihi itibariyle süre geçmemiştir. O halde, mahkemece, zamanaşımı başlangıç tarihi noktasında dosya kapsamındaki tüm belgeler dikkate alınmak suretiyle yeniden bir değerlendirme yapılmasından sonra bunun sonucuna göre bu meselenin halli halinde davanın esasına girilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.