Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/8151
Karar No: 2016/2748
Karar Tarihi: 14.03.2016

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/8151 Esas 2016/2748 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2015/8151 E.  ,  2016/2748 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2015 tarih ve 2014/427-2015/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacılar vekili, 13.12.2013 tarihinde vefat eden müvekkillerinin murisinin davalı tarafından... ile sigortalandığını, poliçe kapsamında tazminat taleplerinin "murisin 03.03.2009 tarihinde kalp hastalığı tanısı almış olması" sebebiyle reddedildiğini, ancak sigortalının şeker hastalığı varsa da kalp rahatsızlığının bulunmadığını, kalp rahatsızlığı tanısının doktor tarafından sehven konulduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000 TL"nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 07.01.2015 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu 17.605,98 TL"ye çıkarmıştır.
    Davalı vekili,....Sigortası Genel Şartlarının C.2.2. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinin yapılması esnasında bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmaması veya daha ağır şartlarda yapmasını gerektirecek hallerin bildirilmesi gerektiğini, sigortalının bu yüküme riayet etmeyerek 03.03.2009 tarihinde kalp yetmezliği tanısı aldığı halde sağlık problemi yaşamadığını ifade ettiğini, ancak ölüm sebebinin kalp yetmezliği- iskemik kalp rahatsızlığı olduğunun belirtildiğini, rahatsızlığı ile vefatı arasında illiyet bağının bulunduğunu, zaten diyabetin kalp rahatsızlığına neden olduğunun da bilindiğini, bu sebeple müvekilince sözleşmeden cayıldığını, cayma beyanı olmasa dahi kast derecesindeki ihlal sebebiyle TTK"nın 1439/2 maddesi uyarınca tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, ihmal kanısına varılırsa da tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi hayat sigortası başvuru formunun matbu olarak düzenlendiği, sigorta ettirenin ihtiyaçlarından ziyade kredi veren kurum olan bankanın ihtiyaçları ve zorlaması ile ortaya çıkan bir sözleşmenin söz konusu olduğu, irade özgürlüğünün bulunmadığı, eksik beyanda bulunulması halinde sigortalının hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine tam olarak bildirilmediği, bu hususun bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.605,98 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.000 TL"sine dava tarihinden itibaren, 16.605,98 TL"sine ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    1- Dava, ... ile sigortalanan murisin vefatı üzerine sigorta teminatının tahsili istemine ilişkin olup, davalı sigorta şirketi sigorta poliçesinin düzenlenmesi esnasında murisin kalp rahatsızlığı olduğu halde bunu sakladığı, bu şekilde beyan yükümüne aykırı davrandığını, buna bağlı olarak tazminatın ödenemeyeceğini savunmuş, davacılar ise murisin diyabet hastalığına bağlı olarak tedavi görmekteyse de kalp rahatsızlığının bulunmadığını, kalp yetmezliği tanısının sehven yazıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, murisin tedavi ve hastane geçmişine ilişkin dosyalar celbedilmişse de sadece avukat bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
    Poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 6102 sayılı TTK"nın 1435"inci maddesi uyarınca sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır. Benzer hüküm... Genel Şartları"nın C-2.2. maddesinde de düzenlenmiştir. Dairemizin yerleşik kararları uyarınca da sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu itibarla, beyan yükümüne aykırı davranılıp davranılmadığının murisin hastalığı da göz önüne alınarak uzmanlığı belirlenecek bir doktor ile sigortacı bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca davacılar, dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin bilgilendirme yükümüne aykırı davranmasına dayalı olarak tazminat talep etmedikleri, davalarını murisin beyan yükümüne aykırı bir davranışının bulunmamasına rağmen tazminatın ödenmemesinin haksız olmasına dayandırdıkları halde mahkemece, davalı sigorta şirketinin bilgilendirme yükümüne aykırı davrandığı gerekçesiyle de yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
    2- Kabule göre de, davalı tarafından tanzim edilen .... Poliçesinde ilk yıl için vefat teminatı 15.000 TL olduğu halde teminat tutarının aşılarak 17.605,98 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi