Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/6235
Karar No: 2018/4734
Karar Tarihi: 15.05.2018

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2017/6235 Esas 2018/4734 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2017/6235 E.  ,  2018/4734 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    Dava, aksi Kurum işlemlerinin iptali ile 12 davalı gerçek kişilerin kendine ait işyerinden yapılan sigortalı hizmet bildirimlerinin iptali, bu kişiler nedeniyle doğan ve ödenmek zorunda kalınan primlerin iadesi ile bu prim borçları nedeniyle Kuruma karşı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davalı ... hakkında dava geri alındığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın reddine, davalı Kurum hakkındaki davanın kabulü ile 22.223,68-TL davacı alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davanın kabulüne, karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum ve davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 2. maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacağı belirtilmiş, 4. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “işveren”, 5. maddesinde, anılan sigortalıların işlerini yaptıkları yerler “işyeri” olarak tanımlanmıştır. Zorunlu sigortalılık niteliği, işveren ile çalışan arasında hizmet akdi (iş sözleşmesi) ilişkisinin kurulması ve çalışmaya/çalıştırılmaya başlanması ile kazanılmakta, yazılı olarak düzenlenen veya sözlü olarak kararlaştırılan akitle birlikte, sigortalılığın oluşumu yönünden eylemli (fiili=gerçek) çalışma olgusunun varlığı da gerekmektedir.
    Diğer taraftan, davanın diğer yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan ... güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    Eldeki davada, uyuşmazlık, 02.04.1993-30.11.2002 tarihleri arasında kalan sürede davacı şirkete ait işyerinden bildirimleri sürekli ve düzenli şekilde yapılmış olan davalı ... dâhil olmak üzere 12 davalı sigortalının, aslen şirketin muhasebe işlerini takip etmekle iştigal eden fakat 2003 yılında vefatı nedeniyle ceza davasında herhangi bir mahkûmiyet kararı verilemeyen, Suat Yayımlı adlı şahsın çalışanları olup olmadığı ile bu kişiler hakkında doğan prim borçları nedeniyle Kuruma ödenen prim tutarının iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı ... hariç diğer davalıların tamamının Suat’ın işçileri olduğu kabulünden hareketle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
    506 sayılı Yasanın 130. maddesi, “…teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.” düzenlemesini içermekte olup, Yargıtay HGK 04.02.2009 t., 2009/9-2 E., 2009/48 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, “…yetkili kişilerce düzenlenen ve tarafların ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olup, aksi ancak yazılı delille kanıtlanabilir…(Hukuk Genel Kurulu 14.11.1979 gün ve 1014 E., 1364 K.). maddede ifade edilen tutanaklar; müfettiş tarafından belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olanlar ile belgeye dayalı olmamakla birlikte düzenlenmesinde hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişi beyanları uyarınca düzenlenerek doğruluğu ilgili kişilerin imzaları ile tasdik edilen ve imza inkarına konu olmayan tutanaklardır.”
    Eldeki davada ise, dâhili 11 davalı bakımından, davacı şirketin işverenlik sıfatının varlığının araştırılması için bu şirkette ve çalışıldığı iddia edilen...’ya ait işyerinde 506 sayılı Yasanın 130. maddesi kapsamında imzalı belgelerin olup olmadığı hususu irdelenmeli, her iki işyeri bakımından irdeleme yapılmalı, her iki işyerinde de, uzun yıllar çalışmış ve ayrılmış olduğu bordrolardan tespit edilebilecek olan bordrolu tanıkların beyanlarına başvurulması ile işverenlerin kim olduğu hususu irdelenmesi, her iki işyerinde yıllar bazında yapılan Kurum ve vergi dairesinin denetim ve yoklama tutanakları ile şirket nezdinde veya şirket çalışanı sıfatıyla imzalanmış yazılı belgelerin varlığının araştırılması ile olmaması halinde komşu işyerlerinden bu davalıların çalışmalarının varlığını bilebilecek tanıkların tespiti ile beyanlarına başvurulmasından sonra fiili çalışmanın varlığı/yokluğu net olarak belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
    Kabule göre de, Davalı ... bakımından davanın geri alınması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalılardan Kurum ve ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ..."ya iadesine, 15.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi