2. Hukuk Dairesi 2015/17998 E. , 2016/5599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet ve Çeyiz Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından, davalı ... yönünden davanın reddine dair karar ile davalı ... yönünden reddedilen çeyiz eşyası yönünden, davalı erkek (Lokman) tarafından boşanma ve fer"ileri ile ziynet alacağı yönünden, davalı ... tarafından ise ziynet alacağı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalılar ... ve ... ile vekilleri gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı ... yönünden ziynet alacağının husumet yönünden reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre davacı kadının ve davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK m. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez. Davacının, birlikte yaşama yönündeki girişimlerine rağmen davalı erkeğin bundan kaçındığı, boşanma sebebinin bu olduğu yapılan yargılama ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin boşanmaya neden olan kusuru davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir
3-Davacı kadının, çeyiz alacağı, gösterdiği delillerle kanıtlanamamıştır. Ancak, dava dilekçesinde "yemin" deliline dayandığı halde, kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece çeyiz alacağı istemiyle ilgili olarak davacı kadına, davalılara yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, kabul edildiği takdirde usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
.../...
4-Mahkemece tefhim edilen kısa kararda ziynet alacağının tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ziynet alacağı bedeli olan 29.400 TL"nin 20.000 TL"sine dava tarihinden itibaren, geri kalan 9.400 TL"sine ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmek suretiyle çelişki yaratılmıştır .Ziynet alacağı yönünden mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek ziynet alacağı yönünden yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, 4. bentteki bozma sebebine göre ziynet alacağına yönelik davacı ve davalı erkeğin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.03.2016 (Salı)